1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:01
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yıldıray Oğur MANİFESTOM 15.10.2009
Yıldıray Oğur
Gençlik Marşı’yla gelip, İzmir Marşı’yla gitti
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yıldıray Oğur - Gençlik Marşı’yla gelip, İzmir Marşı’yla gitti Yıldıray Oğur - Gençlik Marşı’yla gelip, İzmir Marşı’yla gitti Yıldıray Oğur - Gençlik Marşı’yla gelip, İzmir Marşı’yla gitti Yıldıray Oğur - Gençlik Marşı’yla gelip, İzmir Marşı’yla gitti Yıldıray Oğur - Gençlik Marşı’yla gelip, İzmir Marşı’yla gitti Yıldıray Oğur - Gençlik Marşı’yla gelip, İzmir Marşı’yla gitti Yıldıray Oğur - Gençlik Marşı’yla gelip, İzmir Marşı’yla gitti Yıldıray Oğur - Gençlik Marşı’yla gelip, İzmir Marşı’yla gitti
Yıldıray Oğur köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Çankaya köşkünün türbansız, Şener Eruygur’un müstakbel devlet başkanı, Güniz Sokak’ın siyasetteki yeni arayışlar için hâlâ ilk adres olduğu yıllardı.

Her tepeye bir dev bayrak asılıyor, Hürriyet gazetesi en güzel bayrak direğini seçiyor, Rauf Denktaş Kurtlar Vadisi’nden ulusa sesleniyor, bir kanalda Nihat Genç ağlarken, öteki kanalda Yalçın Küçük kükrüyordu. Bestseller listelerinde Hitler’in Kavgam’ı, Soner Yalçın’ın Efendi’si ve Metal Fırtına kapışırken, Emin Çölaşan, Mustafa Balbay NTV’de program yapıyor, Genç Subaylar’ın rahatsızlığı ise bir türlü geçmiyordu.

Kıbrıs’ın elden gitmesine, Patrikhane’nin Vatikan olmasına, GAP bölgesinde Büyük İsrail kurulmasına, merakla beklenen Şeriat’ın sonunda gelmesine, Fethullah Gülen’in Humeyni gibi ülkeye dönmesine, bir türlü çıkarmamıza izin verilmeyen bor madenleri sayesinde yırtmamıza, AB’nin Türkiye’yi bölmesine, Sevr’in imzalanmasına ve ikinci bir Atatürk’ün Samsun’a çıkmasına az kalmıştı.

Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmişti.

Ve bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içindeydi.

Ülke bölünüyor, laiklik elden gidiyor, türbanlılar ve badem bıyıklıların sayısı artıyordu.

Rejimin kıyameti için çok alametler belirmişti.

Kemalistler, vatanseverler ağızlarında “Sarı saçlım mavi gözlüm bir daha çık gel Samsun’a” şarkıları, gözler yolda kurtarıcı mehdilerini bekliyordu.

İşte tam o günlerde bembeyaz gömleğiyle çıkageldi mavi gözlü sarışın bir adam.

Bir elinde Türk bayrağı diğerinde Türk bayrağından bozma parti bayrağıyla çıktı meydanlara. Mehteranla coverlanmış “Dağ başını duman almış”la kalabalıkları coşturdu.

IMF’ye, AB’ye, ABD’ye meydan okudu. “Ne Mutlu Türküm Diyene”yi, Atatürk’ü ağzından düşürmedi. İktidara gelince mazotu 1 TL’ye düşürmeyi, orduyu Kuzey Irak’a sokmayı, yedi düvele meydan okumayı vaat etti. Tayyip Erdoğan’a kükredi. Dinciliğe çattı, sürekli yanında olan sarışın eşiyle laik Türkiye mesajı verdi.

Öylesine heyecan yarattı ki İlhan Selçuk bile ona el verdi. Seçimlere girdi. En çok oyu batıdan, çağdaş, laik kentlilerden aldı. 430 bini İstanbullu, 330 bini İzmirli, toplam iki milyon üç yüz bin kişi mührü Türkiye’yi bölmek isteyen dış güçlere ve rejimi yıkmak isteyen iç güçlere meydan okuyan bu sarı saçlı mavi gözlü adamın partisinin altına vurdu. Az kalsın Meclis’e girecekti.

Sonra bankalarıyla epey bir dolandırıcılık yaptığı ortaya çıktı. Şirketlerine el kondu. Tekrar seçime girdi. Ve 40 yıldır bu memlekette siyaset yapan partilerin, sosyalist hareketlerin hayal bile edemeyeceği kadar oy aldı. Kentli alt orta sınıf laikler, İzmirliler, Trakyalılar bir kez daha “ABD’yi bile dolandırdı, becerikli adam, ülkeyi iyi yönetir” dedi.

90’ların tüm Atatürkçülükleri, 2000’lerin tüm ulusalcılıkları becerikli bir reklamcının elinde ete kemiğe bürünmüş, ilkokul düzeyinde bir milliyetçilik, Cumhuriyet bayramı kutlamaları kıvamında mitingler, 23 nisanda süs diye kullanılabilecek bir parti amblemi ve milli eğitimin feleğinden geçmiş her vatandaş için fareli köyün kavalcısının melodileri hükmünde olan “Dağ başını duman almış”larla büyülenenler zombi gibi bu partinin arkasından sürüklenmişti.

Ulusalcılığın şehvetiyle “Yürüyelim arkadaşlar” marşının arkasına takılanlar için rüya geçen gün Ege’nin soğuk açıklarında bitti.

Sarı saçlı, mavi gözlü Cem Uzan İzmir’den önce Yunan adalarına kaçtı, sonra da siyasi iltica talebiyle Fransa’ya sığındı.

Gençlik Marşı’yla gelmişti, İzmir Marşı’yla memleketten hızlıca çıktı.

Batı’ya, IMF’ye, AB’ye, ABD’ye meydan okuyordu, huzuru Fransız hükümetinin şefkatli kollarında buldu. Hani Yılmaz Özdil’in yönettiği gazetesinde gün aşırı küfür edilen vatan hainleri, ülkesini üç kuruşa Avrupa’ya satanlar vardı ya...

Geride kalan 2 milyon 300 kişi için bugün düşünme vaktidir.

Tuttuğunuz dal ya kurudu ya da elinizde kaldı.

“Vatan bölünüyor, rejim yıkılıyor, Avrupa, ABD bizi bölmeye çalışıyor, Fethullahçılar devleti ele geçiriyor” dediler sizi gaza getirdiler, yollara döktüler.

Biri Avrupa’ya sığındı, diğeri televizyonunu cemaate yakın patrona sattı.

Siz de evlerinize astığınız bayraklar, göğüslerinize taktığınız rozetler, paralar akıttığınız kitaplar, dergiler, boş yere gerdiğiniz sinirleriniz, bozulan psikolojinizle öyle ortada kaldınız.

Aslında ne ülke bölünüyor ne de rejim yıkılıyor.

İtiraf edin. Fena halde kandırıldınız.

 

Diğer Yıldıray Oğur Makaleleri:
  1. Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 - 02.09.2010
  2. Hacıbekir’de sandığa gitme hakkı - 31.08.2010
  3. Keşke 12 Eylül’den önce de bir cemaat olsaydı - 26.08.2010
  4. Bir maniniz yoksa Ahmet Türk size gelecek - 24.08.2010
  5. Ya 99’daki görüşmeler Devlet Bey? - 22.08.2010
  6. Peki, Veli Küçük neden hala tutuklu? - 17.08.2010
  7. BARIŞ IÇIN BEŞ ADIM - 15.08.2010
  8. Koster durdu, ancak... - 12.08.2010
  9. YAŞ, 12 Mart’ta cuntacılığa karşı kurulmuştu - 10.08.2010
  10. Hain Şerif’ten, Kahraman Sherif’e - 08.08.2010
  11. Medya “şehitleri” nasıl öldürdü - 05.08.2010
  12. Bu andıç ‘kağıt parçası’ değil - 03.08.2010
  13. Manşetteki JİTEM operasyonu - 01.08.2010
  14. İşte tam liste “Muhtıra İşbirlikçileri” - 29.07.2010
  15. Laik çocuk reşit olurken... - 27.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Gençlik Marşı’yla gelip, İzmir Marşı’yla gitti - Yıldıray Oğur
03.09.2010 06:01:09