1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 08 Eylül 2010 Çarşamba 02:37
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yıldıray Oğur MANİFESTOM 05.07.2009
Yıldıray Oğur
Fazla demokrasi çarpıntı yapar
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yıldıray Oğur - Fazla demokrasi çarpıntı yapar Yıldıray Oğur - Fazla demokrasi çarpıntı yapar Yıldıray Oğur - Fazla demokrasi çarpıntı yapar Yıldıray Oğur - Fazla demokrasi çarpıntı yapar Yıldıray Oğur - Fazla demokrasi çarpıntı yapar Yıldıray Oğur - Fazla demokrasi çarpıntı yapar Yıldıray Oğur - Fazla demokrasi çarpıntı yapar Yıldıray Oğur - Fazla demokrasi çarpıntı yapar
Yıldıray Oğur köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Ayılanlar bayılanlar, kalbi sıkışanlar, çarpıntısı tutanlar, sıkıntıdan kurdeşen dökenler. Kolonya istiyormuş gibi uzlaşma isteyenler. “Ay sen Gül gibi adammışsın, kapına düştük, kıymetini bilemedik, biz ettik sen etme” diye nedamet getirenler.

Gece yarısı Meclis’ten gelen acı haberle herkes bir taraflara savruldu yine.

Kravatlar çözüldü, yelpazeler çıkarıldı. “Birisi buz getirsin, limon yetiştirin, cam açın” diye bağrışlar duyuldu.

Bahar çarpar, sıcak hava bunaltır diye bilinirdi. Bu kez fazla sivilleşme çarptı, acele demokratikleşme pişik yaptı. Askerlerin bu kadar üzerine gelinmesini hassas bünyeler kaldıramadı. Soldan soldan geldiler.

Hâlbuki daha darbeden sadece bir albay tutuklanıp bırakılmıştı, daha askerî vesayeti ortadan kaldırmak için sadece bir tanecik yasa çıkarılmıştı, daha karpuz kesecektik ki bu kadarcık sivilleşmekten bile sıkılanlar, “yok bu kavgada ben yokum” diye tatile çıkanlar, “ay bize göre değilmiş bu demokrasi” diye yoldan dönenler oldu.

Ömrü hayatını askerlerin höt zötlerini çekmekle geçirmiş bir toplumun içinden iki tane sivil çıkıp, kırk yılın başı bir fare tuttu, iki tane nanik yaptı, şöyle utangaç utangaç bir gerdan kırdı diye ne kibri kaldı ne faşizmi ne rövanşizmi.

“Daha hızlı daha hızlı” zevk çığlıklarından en istekli AB taraftarı zannedilen TÜSİAD’ın bile bu sivilleşme hızı kalbini sıkıştırdı, başını ağrıttı, “Bu gece AB reformu istemiyorum” deyip AB’ye sırt çevirtti, Kopenhag Kriterleri ile Ankara Kriterleri arasında uzlaşma istetti.

IMF ile bir gece yarısı kimseye sormadan anlaş, sosyal harcamaları bir gece yarısı herkes uyurken IMF’nin istediği gibi kıs, Ticaret, Borçlar Yasası’nı bir gece yarısı çaktırmadan çıkar, Kıbrıs’ı gece karanlığında herkes uyurken çöz, milliyetçi halk görmeden limanları ve ruhban okulunu aç ama askerî vesayete dokunacaksan sabahı bekle. Bekle ki uzun uzun tartışalım, akşam olunca bırakıp, sabah tekrar tartışmaya başlayalım.

Peki, ne olmuştu böyle Hakkâri’de bir tavuğun bile bacağı kırılsa “AB reformları gecikti” diyen TÜSİAD’a?

Küçük bir radikal değişim hamlesiyle demokratlık pulları neden dökülüvermişti böyle?

Peki, anaokulundan itibaren çocuklarına “cumhuriyet halkın kendi kendisini yönetmesidir”, Atatürk de aslında “hep demokrasiye geçmeye çalıştı” diye ezberleten;

Ortaokuldan itibaren öğrencilerine Montaigne’in Denemeler’ini, Namık Kemal’in hürriyet şiirlerini okutan;

Aydınlarına ve solcularına kısaca “demokrat”, sivil toplum örgütlerine “demokratik kitle örgütü” denilen;

Faşist, sağcı olmanın en büyük suç, Fransız Devrimi’ni, Aydınlanma’yı bilmemenin en büyük ayıp, ağzına demokrasi, birey, özgürlüğü almadan konuşmayı en büyük cehalet sayan;

En çok satan gazetelerinin genel yayın yönetmenlerinin, en çok okunan köşe yazarlarının, en çok izlenen sinemacılarının, en çok alkışlanan tiyatrocularının, romancılarının, belgeselcilerinin, reklamcılarının, halkla ilişkilercilerinin, üst düzey yöneticilerinin, sivil toplumcularının, mizahçılarının, televizyon yıldızlarının eski devrimci, solcu, en azından sosyal demokrat olduğu bu ülkenin sorunu neydi böyle?

Bu, sesi çok çıkan kalabalıktan niye bugüne kadar adamakıllı bir sivilleşme talebi yükselememişti?

Niye bu iş için Hatay’dan bir Sadullah’ın çıkıp gelmesi gerekmişti?

1876’da anayasa yapmış, 1908’de seçim yapmaya başlamış, 1945’te çok partili hayata geçmiş bu ülke 2009 yılında niye hâlâ askerleri kışlasına döndürmeyi başaramamıştı? 2009 yılının temmuz ayında neden Tegucigalpa ile Ankara aynı dertlerden mustaripti?

Anlamıyor musunuz siz de?

O halde bir siyaset bilimi doçenti, “Yeni Sol” diye bir kitabın yazarı Deniz Baykal’ın MGK toplantısı öncesinde “Bir bakarsınız, önümüzdeki birkaç saat içinde Cumhurbaşkanı da bu yasanın hiç uygun olmadığını anlar” derken yüzünde beliren o hınzır gülümsemeye bakın.

Siz anladınız mı Sayın Gül?

 

Diğer Yıldıray Oğur Makaleleri:
  1. 29 yıl önceki bir Adli Yıl açılışı... - 07.09.2010
  2. Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 - 02.09.2010
  3. Hacıbekir’de sandığa gitme hakkı - 31.08.2010
  4. Keşke 12 Eylül’den önce de bir cemaat olsaydı - 26.08.2010
  5. Bir maniniz yoksa Ahmet Türk size gelecek - 24.08.2010
  6. Ya 99’daki görüşmeler Devlet Bey? - 22.08.2010
  7. Peki, Veli Küçük neden hala tutuklu? - 17.08.2010
  8. BARIŞ IÇIN BEŞ ADIM - 15.08.2010
  9. Koster durdu, ancak... - 12.08.2010
  10. YAŞ, 12 Mart’ta cuntacılığa karşı kurulmuştu - 10.08.2010
  11. Hain Şerif’ten, Kahraman Sherif’e - 08.08.2010
  12. Medya “şehitleri” nasıl öldürdü - 05.08.2010
  13. Bu andıç ‘kağıt parçası’ değil - 03.08.2010
  14. Manşetteki JİTEM operasyonu - 01.08.2010
  15. İşte tam liste “Muhtıra İşbirlikçileri” - 29.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  ‘Son’ diye yazdım artık ölebilirim
  Darbeyi siviller yargılayacak
  Cihangir’den referanduma bakış
  Kadıköy’de zorlu sınav günü
  12 Dev Adam tam yol ileri
  Gölgede yaşayan tenis efsanesi
  ‘İşimiz kolay olmayacak’
  Bursa’da Devler Ligi heyecanı
  Şenol Güneş’ten Fatih’e destek
  2004 şampiyonu turnuva dışında
  Korkunç kazanın yankıları sürüyor
  Gerçeker ve gerçekler
  Geçmişten geleceğe yürüdük
  Adalar Revüsü 76 yıl sonra Büyükada’da
  Warhol’un dört yıllık altın çağı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 07.09.2010
Darbecileri seven yargı
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 07.09.2010
Como ve İtalya
YA DA
Yasemin Çongar - 07.09.2010
PKK, bak bu ETA!
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 07.09.2010
Gizli AK Parti’lilikleri açıklanacakları açıklıyorum!
EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem - 07.09.2010
12 eylül, 6-7 Eylül’ü bitirme fırsatıdır
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 07.09.2010
29 yıl önceki bir Adli Yıl açılışı...
BU YAKA
Rengin Soysal - 07.09.2010
Sokaklarda yaşıyorum
SAATLER
Leyla İpekçi - 07.09.2010
Gönüllü faşizme ‘makul gerekçeler’
SOLAÇIK
Melih Altınok - 07.09.2010
Gandi Kemal Seyit Rıza’ya karşı
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 07.09.2010
‘Hayır’dan barış çıkmaz
GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 07.09.2010
Fatih Tekke, profesyonellik ve kurşun askerler...
OKYANUS ÖTESİ / WASHINGTON
Evrim Bunn - 07.09.2010
Barış görüşmelerine ‘ev’de devam
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Fazla demokrasi çarpıntı yapar - Yıldıray Oğur
08.09.2010 02:37:16