1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:11
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yıldıray Oğur MANİFESTOM 15.11.2009
Yıldıray Oğur
Dersimli nasıl CHP’li oldu
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yıldıray Oğur - Dersimli nasıl CHP’li oldu Yıldıray Oğur - Dersimli nasıl CHP’li oldu Yıldıray Oğur - Dersimli nasıl CHP’li oldu Yıldıray Oğur - Dersimli nasıl CHP’li oldu Yıldıray Oğur - Dersimli nasıl CHP’li oldu Yıldıray Oğur - Dersimli nasıl CHP’li oldu Yıldıray Oğur - Dersimli nasıl CHP’li oldu Yıldıray Oğur - Dersimli nasıl CHP’li oldu
Yıldıray Oğur köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Herkes, nasıl olup da Dersimli Kemal Kılıçdaroğlu’nun Onur Öymen’in Dersim Katliamı’nı savunan sözlerini alkışladığına şaşırıyor. Aslında sorulması gereken daha temel bir soru var: Dersimli Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’de ne işi var?

Sadece Kılıçdaroğlu mu? Dersimliler, Aleviler ortada 1937-38 gibi bir katliam varken nasıl bu kadar CHP’li ve Atatürkçü olabildiler?

Cevaplardan ilki şu: 37-38 Dersim konusunda hayatlarını kolaylaştıracak sahte bir tarih üretip ona inanarak.

Bu alternatif tarihin temelinde Atatürk’ü bu işten temiz çıkarmak var. Son dönemde yapılan tarih çalışmaları ve politik havanın değişmesiyle ikna ediciliği azalsa da özellikle bir kuşak şuna inandırıldı: Atatürk’ün Dersim’de olan bitenden haberi yoktu. Zaten çok hastaydı, ona sormadan yaptılar. Seyit Rıza’yı da o Elazığ’a gelmeden çabucak astılar. O, duysa asılmasına izin vermezdi.

Peki, kim yaptı bu katliamı? Bu alternatif tarihe göre 1937’nin ekim ayında İnönü ile arası açılınca Atatürk’ün başbakanlığa getirdiği Celal Bayar. Sağcıların başı Bayar, dönemin Genelkurmay Başkanı ‘gerici’ Fevzi Çakmak. Birkaç da general. İşte bu kadar. Atatürk hastaydı, bilmiyordu. İnönü zaten görevde değildi. Böylece Dersim Katliamı da ihtiyaca binaen klasik sağ-sol, laik-gerici ikiliği içine oturtulmuş oldu.

Halbuki yeni kurulan ulus-devlet otoritesine girmemek için direnen Dersim’i Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katmakta kararlı olan Atatürk, başından sonuna kadar olan bitenin merkezindeydi.

Daha 1936’da TBMM açılışında yaptığı konuşmada Dersim meselesi için “Bu korkunç çıbanı tümüyle temizleyip koparmaktan, kökünden kesip temizlemekten” ve bunun “her ne pahasına olursa olsun yapılması gerektiğinden” bahsetmişti.

Dersimlilerin üstüne uçaklarla “Teslim olmazsanız cumhuriyetin kahredici ordusu tarafından mahvedileceksiniz” bildirileri atıldığı 4 Mayıs 1937 günü Dersim’in kaderini belirleyen Bakanlar Kurulu toplantısına Atatürk başkanlık etti. Atatürk bazı manevraları bizzat izledi. Operasyonu harita başından bizzat takip etti. Çatışmalarda devlete yardım eden kişileri tanıyacak kadar olan biten hakkında saat saat malumat sahibiydi.

Atatürk o dönemde hasta yatağında da değildi. Seyit Rıza ve adamlarının asılmasının ardından hem de yanına Dersim’i bombaladığı için gazetelerin manşetlerinden inmeyen manevi kızı Sabiha Gökçen’i alarak Elazığ’a, Dersim’e gitti, köprü açtı. Ve başta Sabiha Gökçen olmak üzere Tunç Eli denilen operasyona katılan askerlere madalya taktı.

“Atatürk’e ibadetten” söz edecek kadar sıkı bir Atatürkçü olarak yaşamış ve ölmüş Celal Bayar’ın bir röportajında söylediği gibi “Atatürk ‘Sorumluluğu üzerime alıyorum, vuracağız Dersim’i’ dedi” ve Dersim vuruldu.

Peki, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşamaya devam etmeyi düşünen bir Alevi için bu hakikat ‘faydalı bir hakikat’ miydi? Değildi.

Peki, Dersim meselesiyle ilgili okuyan, çalışmalar yapan, bizzat İhsan Sabri Çağlayangil’in ağzından olan biteni duyan Kılıçdaroğlu ve 1937-38 ile ilgili bunca kitap ve belge ortaya çıkmasına rağmen Aleviler kendi sahte tarihlerinden niye vazgeçmedi ve sıkı Atatürkçü ve CHP’li olarak kaldı?

Çünkü başka çareleri yoktu. Onları çaresiz bırakan CHP çizgisinin karşısındaki sağcı-Sünni siyasetin Alevilere bakış açısıydı. Bir katliamı bile unutturacak önyargılar, aşağılanmalar, adam yerine konulmamalar...

O kadar ki “Son Devrin Din Mazlumları”nda Necip Fazıl’ın bile “tarihte bir benzeri gösterilemez” diyerek katliamın ayrıntılarını anlatmasına rağmen CHP’li Onur Öymen sahip çıkıncaya kadar Türkiye’deki dindarlar Dersim’de olan bitenle pek ilgilenmedi.

Dersim Katliamı Kerbala’yı unutturmadı. Yavuz’u unutturmadı. İğrenç Kızılbaş hikâyelerini, “kuyruklu Alevi” hakaretlerini unutturmadı. İşte AKP hükümeti Alevi açılımıyla tarihin bu yüküne karşı mesafe almaya çalışıyor.

Yani AKP, Dersimli Kılıçdaroğlu’nu CHP’li yapan koşulları ortadan kaldırmadan Alevilere açılmış sayılmaz.

 

Diğer Yıldıray Oğur Makaleleri:
  1. Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 - 02.09.2010
  2. Hacıbekir’de sandığa gitme hakkı - 31.08.2010
  3. Keşke 12 Eylül’den önce de bir cemaat olsaydı - 26.08.2010
  4. Bir maniniz yoksa Ahmet Türk size gelecek - 24.08.2010
  5. Ya 99’daki görüşmeler Devlet Bey? - 22.08.2010
  6. Peki, Veli Küçük neden hala tutuklu? - 17.08.2010
  7. BARIŞ IÇIN BEŞ ADIM - 15.08.2010
  8. Koster durdu, ancak... - 12.08.2010
  9. YAŞ, 12 Mart’ta cuntacılığa karşı kurulmuştu - 10.08.2010
  10. Hain Şerif’ten, Kahraman Sherif’e - 08.08.2010
  11. Medya “şehitleri” nasıl öldürdü - 05.08.2010
  12. Bu andıç ‘kağıt parçası’ değil - 03.08.2010
  13. Manşetteki JİTEM operasyonu - 01.08.2010
  14. İşte tam liste “Muhtıra İşbirlikçileri” - 29.07.2010
  15. Laik çocuk reşit olurken... - 27.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Dersimli nasıl CHP’li oldu - Yıldıray Oğur
03.09.2010 06:11:36