1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:23
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yıldıray Oğur MANİFESTOM 22.10.2009
Yıldıray Oğur
Biz Türklere düşen...
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yıldıray Oğur - Biz Türklere düşen... Yıldıray Oğur - Biz Türklere düşen... Yıldıray Oğur - Biz Türklere düşen... Yıldıray Oğur - Biz Türklere düşen... Yıldıray Oğur - Biz Türklere düşen... Yıldıray Oğur - Biz Türklere düşen... Yıldıray Oğur - Biz Türklere düşen... Yıldıray Oğur - Biz Türklere düşen...
Yıldıray Oğur köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Kürt meselesi üzerine uzun süre konuştuktan sonra fikirlerini değiştirmeyi başardığım hatta “Biraz da Biz Kürtleşelim” derslerine devam etmiş bir arkadaşım aradı dün. Türkiye’ye gelen PKK’lılar için yapılan coşkulu karşılanma görüntülerini izlemiş televizyonda.

“Bu kadarı benim için bile fazla” dedi.

“Barış oldu ama, tanıştırayım, 26 yıldır yaşadığımız bir savaştı” dedim ben de.

Evet, biz Türkler bunu bir türlü anlamadık. Daha doğrusu bunu bize dürüstçe anlatan kimse olmadı. Yıllarca medya bize devletini çok seven, PKK’ya lanet okuyan, Türk bayraklarıyla miting yapan sahte Kürtleri gösterdi. Biz de inandık. Hâlbuki bu 26 yıl boyunca ölen 20 bin PKK’lının beşer kişilik çekirdek ailelerden geldiğini düşünsek, yakılan binlerce köyde her evde sadece bir kişinin yaşadığını varsaysak bile savaşın karşı cephesinde en aşağı yüz binler vardı. Ucundan gördüğümüz gerçeği öğrenmek de pek işimize gelmedi galiba. Böylesi daha hayırlı olmuş da olabilir. Belki de 26 yıl boyunca sokaktaki Türkler ve Kürtler bu bilinçli cehalet sayesinde komşu ve dost kalmayı başardılar.

Bize dağları bombaladıkça ‘terörün’ biteceği anlatıldı. Dağda 10 PKK’lı öldürdü ordumuz, sırada bekleyen 10 kişi onların silahlarını alıp dağa çıktı. Bize ülkemizi bölmek isteyen dış güçlerin desteği biterse PKK’lıların dağda aç, susuz kalacağı söylendi. Bütün dünya PKK’yı terörist listelerine aldı ama gayet sağlıklı görünen PKK’lılar dağdan jeeplerle, şık kıyafetlerle indiler.

Yüz binlerce insanı ellerinde PKK bayrakları, Öcalan resimleriyle, üzerlerinde üniformaları olan PKK’lı militanlarını karşılarken görmek benim için de itiraf etmek gerekirse dünyanın en normal ve en kabul edilebilir görüntüsü değil. PKK’lıların durup dururken dağa çıkmadıklarını anlattığım ve ikna ettiğim anneme, babama, kardeşime bunu açıklamakta zorlanırım.

Ama bunun bir savaş olduğunu sürekli hatırlayabilirsek, o karşılamaya gelen insanların evlerinin duvarlarında o üniformalar içinde hayatını kaybetmiş binlerce evladın, kardeşin, yeğenin, kuzenin fotoğrafları olduğunu akıldan çıkarmazsak, bu savaşın bir çeşit barışla bitmekte olmasının ne kadar hayırlı bir iş olduğunu hiç unutmazsak, kabul etmek, sindirmek en azından anlamak daha kolaylaşacak.

O zaman bu savaşın bir tarafının evlatları, ‘asker’leri teslim olurken, uğruna savaştıkları halkın, yıllarca görmedikleri annelerinin, babalarının, komşularının onları böyle karşılamasının da ne kadar normal olduğunu fark edeceğiz.

O yüzden de “Sen izleme o görüntüleri” dedim arkadaşıma. “O görüntüleri Türklerin izlemesi yasak, Kürtler için onlar.”

Eğer biraz basiret ve ferasetle bakarsak, bu coşkulu karşılamaların Kürt cephesinde muhtemel bir yenilgi hissinin (PKK’yı bile aşabilecek yeni bir isyana yol verebilecek) panzehiri olduğunu, geri kalan PKK’lıları dağdan inmek için ikna edici bir iş görerek savaşın bitmesine hizmet ettiğini de görebiliriz.

Basiret ve feraset... Barışı getirecek iki kilit sözcük bu.

“Önderliğin çağrısına uyduk” demekte direnen militanların gösteremediği ama onları “gerek yok şimdi bunlara” diye ikna eden Ahmet Türk’ün gösterdiği gibi bir basiret.

Hem milliyetçi olup hem de sekiz PKK’lının Türkiye’yi teslim aldığını söyleyebilen Devlet Bahçeli’nin, AKP’ye bir terörist demediği kalan Baykal’ın artık sabır sınırlarını zorlayan tahriklerine rağmen vakur duruşlarını sürdüren Başbakan Erdoğan’ın, Beşir Atalay’ın, AKP yönetiminin gösterdiği gibi bir feraset.

O görüntüleri sindirmekte hâlâ zorlanıyorsanız, basiret ve feraset gösteremediğimiz için bugüne kadar başımıza gelen felaketleri düşünün.

Ne fark var, emperyal heyecanlarıyla Osmanlı’yı çöküşe sürükleyen İttihatçılarla, bugünün Bahçelilileri, Baykalları arasında. O gün onlara uyup bir imparatorluğu, Ermeni komşularımızı, Arap dostlarımızı kaybettik, bugün bunların gazına gelip elimizde kalan bu toprakları, Kürt kardeşlerimizi kaybedebiliriz.

Bugün “Niye seviniyorsunuz ki biz sizi yendik, biz sizi yendik” gibi mızıkçı çocuk yazıları yazanlarla “Geçtiği yerlerde medeniyetin otunu bırakmayan bir Türk’ü” pazarlayan 1915’lerın Aka Gündüzleri arasında ne fark var. Birine uyup Ermenileri kovaladık, diğerlerinin gazına gelip Kürtlerle mi didişelim.

Bugün biz Türklere düşen basiret ve feraset göstermektir. Emin olun az sonra da barış gelecek...

 

Diğer Yıldıray Oğur Makaleleri:
  1. Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 - 02.09.2010
  2. Hacıbekir’de sandığa gitme hakkı - 31.08.2010
  3. Keşke 12 Eylül’den önce de bir cemaat olsaydı - 26.08.2010
  4. Bir maniniz yoksa Ahmet Türk size gelecek - 24.08.2010
  5. Ya 99’daki görüşmeler Devlet Bey? - 22.08.2010
  6. Peki, Veli Küçük neden hala tutuklu? - 17.08.2010
  7. BARIŞ IÇIN BEŞ ADIM - 15.08.2010
  8. Koster durdu, ancak... - 12.08.2010
  9. YAŞ, 12 Mart’ta cuntacılığa karşı kurulmuştu - 10.08.2010
  10. Hain Şerif’ten, Kahraman Sherif’e - 08.08.2010
  11. Medya “şehitleri” nasıl öldürdü - 05.08.2010
  12. Bu andıç ‘kağıt parçası’ değil - 03.08.2010
  13. Manşetteki JİTEM operasyonu - 01.08.2010
  14. İşte tam liste “Muhtıra İşbirlikçileri” - 29.07.2010
  15. Laik çocuk reşit olurken... - 27.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Biz Türklere düşen... - Yıldıray Oğur
03.09.2010 06:23:19