
Sokakta yürürken, alışveriş yaparken, kahve içerken, sohbet ederken ABD’nin ülkelerine askerî bir müdahalede bulunacağına ilişkin haberlerin İranlılar’a ulaşmadığını sanırsınız. Bu durum kanıksanmış bir alışkanlık sadece
Ahmedinecad ülkesinde çok az tanınan bir politikacıydı. Karşısındaki ‘reformist’, orta sınıfın ve taşranın gözünden düşmüş Rafsancani sayesinde cumhurbaşkanı seçildi. Son bir yılında yapmayı tasarladığı reformlar, ya çok cesur olduğunu ya da siyasal risk aldığını gösteriyor
İran Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinecad, bir çalışma ziyareti için Türkiye’ye geliyor. Tüm dikkatler yeniden İran’a çevrildi. Peki bu ülkeyi tanıyor muyuz yoksa İran da yakınımızdaki uzak ülke mi?
YOKSA BÜYÜK OLAY ÇIKARDI • DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Neşe Düzel’e konuştu: Güngören saldırısı Türk-Kürt çatışması için çok ciddi bir kaşımaydı. Ama Türkler bu olayın açıklandığı gibi olduğuna inanmadı ve olay çıkmadı.
1990 yazında İtalyan savcı Felice Casson, Askerî Güvenlik İstihbarat Servisi arşivlerinde araştırma yaparken Gladio’nun varlığını ve hâlâ faal olduğunu resmî yazışma belgeleriyle ortaya çıkardı. Sonrası siyasi iradenin gerçeğin ne olduğunu öğrenme isteğine kalmıştı
1990’lardan sonra NATO üyesi Avrupa ülkelerinde bir bir ortaya çıkan Gladio yapılanmalara ilişkin en fazla bilgi Belçika’dan geldi. NATO’nun arşivlerinde İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan Gladio hakkında daha çok bilgi ve belgeyi bulmak mümkün
Gladio tarzı yapılanmalar, bir kez kurulduktan sonra kendi içlerinde de kopuşlar, değişimler, bölünmeler yaşadı. İtalya’da bu
süreç daha milliyetçi ve ulusalcı bir örgüt olarak ‘Rosa dei Venti’ ve mason locası ‘Propaganda Due’ (P2)’nin kurulması ile sonuçlandı
Gladio Dersleri 2 • Paramiliter grupların siyasi yükselişi
Batı Avrupa, 1990’ları Berlin Duvarı’nın yıkılışıyla bitti sayılan Soğuk Savaş’ın tortusunu içinden kazımakla geçirdi. İtalya, Belçika, Fransa, Danimarka ve daha nice ülke siyasi dokusuna sızan derin ordularla yüzleşip büyük bir tasfiyeye girişti. Gladio operasyonu, Ergenekon’la hesaplaşmaya başlayan Türkiye için de emsal. Hem derin devletin tasfiyesinde hukukçu ve siyasetçilerin oynadığı rol, hem de medya ve sivil toplumun yeni Gladio’lara direnmesi açısından...
Yazı dizisinin sonunda sözü sorunun muhataplarına bırakıyoruz. Çözüm önerilerinde devletin rolünün altı çiziliyor. Ama devlet sadece kazalar sonrasında artan denetimlerde değil tersane kurulurken kapasite planlanmasında da devrede olmalı
Tuzla’da ölümleri önlemek için toplu bir seferberlik gerekli. Kısa vadeli tekil tersane kapatmaları ile uzun vadeli altyapı yatırımları bugün bir canı kurtarmaya yetmeyecek
Tuzla ne adli, ne de istisnai bir vakadır. Esnek çalıştırma ve parçalanmış bölünme “sayesinde” elde edilen büyümenin diğer sektörler için de geçerli olan insan hayatına etkileri konusunda sadece bir “uç örnek”, bir “laboratuar vakası”dır
Telif Hakkı © 2008 Taraf Gazetesi - Tüm hakları saklıdır. Tasarım ve programlama Sawis Digital Solutions