1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:22
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yasemin Çongar YA DA 20.10.2009
Yasemin Çongar
Pişmanlıkla değil, umutla...
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yasemin Çongar - Pişmanlıkla değil, umutla... Yasemin Çongar - Pişmanlıkla değil, umutla... Yasemin Çongar - Pişmanlıkla değil, umutla... Yasemin Çongar - Pişmanlıkla değil, umutla... Yasemin Çongar - Pişmanlıkla değil, umutla... Yasemin Çongar - Pişmanlıkla değil, umutla... Yasemin Çongar - Pişmanlıkla değil, umutla... Yasemin Çongar - Pişmanlıkla değil, umutla...
Yasemin Çongar köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Coşku ve endişe...

Sesinde ikisini de işittim.

Dün saat bire gelirken, yani “en uzun gece” henüz başlamışken Silopi’den aradı Kurtuluş Tayiz.

“Barışın milâdına” tanıklık ettiğinin farkında olan bir gazetecinin heyecanı ve savaşın acılarını yıllarca yaşamış bir bölge çocuğunun endişesiyle konuşuyordu.

Neyse ki aklıselim ağır bastı; DTP lideri Ahmet Türk’le İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın gün ağarana dek sürdüğü anlaşılan telefon trafiği, o heyecanı boşa çıkarmayacak ve o endişeleri şimdilik yatıştıracak bir sonuç verdi.

Kurtuluş, Silopi’deki “en uzun gece”yi bugün sürmanşetimizde yer alan haberinde gayet ayrıntılı anlatıyor.

O haberdeki pazarlık ziyadesiyle önemli.

Zira o pazarlık, bunca yıldır akan kanı durdurmayı başarıp başaramayacağımızı belirleyebilecek temel mesele çevresinde dönüyor...

Bu, kazananı olmayan bir savaşı, kaybedeni olmayan bir barışla bitirip bitiremeyeceğimiz meselesidir.


Bu memleketin bu meseleyi halletme biçimi, Bursa’daki muhacirle Tunceli’deki Zazanın, Yozgat’taki Türkle Van’daki Kürdün, savaşın bitmesini aynı istek ve samimiyetle isteyip istemeyeceğini de belirleyecek...

Nihayet, elimizi uzanıp tutabileceğimiz kadar yakınlaşan barışa, toplumca aynı istekle uzanıp uzanmayacağımız biraz da barıştan ne anladığımıza bağlı çünkü.

Devletin, “Şimdi biz yenildik mi” sorusunu soranlara, barışın illa ki bir tarafın savaşı kaybetmesiyle mümkün olduğunu sanan ve “yenilmişlik” duygusuna isyan edenlere, bunun böyle olmadığını gösterebilmesi gerek.

Bunun yolu da, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in dün yaptığı gibi PKK’lılara, “dağa çıkmak yanlıştı” diye seslenen yetkililerin, “Devletin, Kürt çocuklarına, dağa çıkmaktan başka çare bırakmaması da yanlıştı” diyebilmesinden geçiyor.

PKK’nın silahlı mücadelesinin Kürt meselesinin “nedeni” değil “sonucu” olduğunu zaten bilen Ankara’nın, artık bu gerçeği teslim edebilmesi ve memleketin dört yanındaki Türk ya da Kürt bütün vatandaşlarına anlatmaya başlayabilmesi gerekiyor.

Bugün eğer “silahlara veda” aşamasına gelinebilmişse, bu PKK “silahla yenildiği” için değil, “silah siyasetle yenildiği” için mümkün oldu.

Kürt meselesini, demokrasinin kanallarıyla, siyasetin yöntemleriyle çözmek artık imkân dahilinde...
Bu toplum artık büyük çoğunluğuyla bu olgunluğa erişmenin eşiğinde...

Ve dün silahlarını bırakarak sınıra gelen PKK’lıların getirdiği dokuz maddelik talep listesine bakınca göreceğiniz gibi, özünde “birlikte yaşama özlemi” olan bu taleplerin hiçbiri için bugün dağlarda silahla gezmek gerekmiyor... Bu talepler, bugün artık siyasetin gündemine girmiş, Meclis kürsüsüne taşınabilecek ve yeni bir anayasa tartışmasının merkezini oluşturmaya aday taleplerdir.

Velhasıl, devletle PKK, birbirlerini doğrudan muhatap alsalar da almasalar da, bugün “savaşın muzafferi” edasıyla değil, “barışın muvaffakı” olarak konuşma ve davranma olgunluğunu sergilemeliler... Barışın kalıcı olmasının da, silahların terk edilmesine ve siyaset kanallarının açık tutulmasına eşit ölçüde bağlı olduğunu anlamalılar.

İşte Silopi’de dün sabaha kadar süren pazarlığın, “pişmanlık” koşulu aşılarak sonuçlanması da bu yüzden hayırhah bir gelişme.

Dağdan inenler, “pişman” oldukları için dağdan inmeyecekler... Dağdan inenler, ovada, köyde, şehirde huzurlu ve özgür bir hayat yaşayabileceklerine duydukları “güven” ya da en azından bu amaçla siyaset yapıp sonuç alabileceklerine yönelik bir “umut” ile dağdan inecekler.


Bunu anlayan, bunu hazmeden ve bunun gereğini yapan bir Ankara, vatandaşlarını kendisine karşı silaha sarılmak zorunda bırakan bir devletin başkenti olmaktan kurtulmanın gururunu yaşayabilir.

Çeyrek asır sonra az şey değil bu.

 

Diğer Yasemin Çongar Makaleleri:
  1. Savaşın vakanüvisleri - 01.09.2010
  2. Gecename - 31.08.2010
  3. Çok eski yenilikler ve edebiyatın fikri sabiti - 28.08.2010
  4. Tek parti sultası - 25.08.2010
  5. İçimizdeki uçurumun serinliğine atlamak - 21.08.2010
  6. Taviz ver, silahtan kurtul - 21.08.2010
  7. Konuşa konuşa savaşı bitirdiler - 20.08.2010
  8. Savaşları bizimkine hem benzer hem benzemez - 19.08.2010
  9. Açe’den barış dersleri - 18.08.2010
  10. Barışabildiler, barışabiliriz... - 17.08.2010
  11. Devrimci hayaller ve derinlerdeki hakikat - 14.08.2010
  12. Açılım, ateşkes, barış - 13.08.2010
  13. Bu bir başlangıç - 11.08.2010
  14. İfratla tefrit arasında ip cambazları - 07.08.2010
  15. Yazarlığın iki hâli ve hırpalayan hakikat - 31.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Pişmanlıkla değil, umutla... - Yasemin Çongar
03.09.2010 05:22:49