Başbakan Tayyip Erdoğan “emeği sömürerek zengin oldum diyemezsiniz” dedi, işadamlarını sinirlendi.
Turgut Özal da “sermayemiz yok devlet bize yardım etsin” diyen işadamlarına “yalılarınızı, lüks arabalarınızı satın şirketinize sermaye olarak koyun” dediği için işadamlarını kızdırmıştı.
Çünkü Türkiye’de bazı işadamları zengin, şirketleri zayıftır. Şirketlerinin içini boşaltıp güçsüzleştirirler. Ve devlet yardımı beklerler. İşte bu nedenle Başbakan Erdoğan “neredeyse işçi ücretlerini de devlet ödesin diyecekler” diyerek işadamlarının tutumlarını yansıtıyor.
Başbakan Erdoğan niye haklı? Çünkü 2009 yılında işadamlarına 4,7 milyar lira tutarında vergi indirimi yapıldı. Ödeyecekleri sosyal güvenlik primlerinin yüzde 5’ini devlet üstlendi. Bu üstlenmenin maliyeti 2008’in eylül ayından beri her ay artıyor. İşte bu nedenle 2010 yılında sosyal güvenlik açığı için bütçeden 31,8 milyar lira transfer yapılacak.
Peki, bütün bu paralar devlet tarafından karşılanmasaydı kimin cebinden çıkacaktı? İşadamları, bu paraları, ödemek zorundaydılar. Kendilerine sağlanan kolaylıklara rağmen işadamları, “işçi alın, istihdamı arttırın” denince, bunun serbest piyasa ekonomisine aykırı olduğunu ileri sürüyorlar. Peki, aldığınız devlet yardımları serbest piyasa ekonomisine uygun mu? Değil. O halde serbest piyasa koşullarını ileri sürerek savunma yapamazsınız.
Yazının devamını okumak için tıklayın.