Ne kadar görkemli bir kelime değil mi? Ritmin ihtişamına, ses renginin zenginliğine bakar mısınız? Bir yanda hmmül’ün kunt ağırlığı, öbür yanda fersâ’nın aniden kanat açan uçarılığı!
Zülfiyari paymâl ettin yâ tersâ/ Olmaz üslûp böyle tehammülfersâ.
Geç dönem Osmanlıcasında ortaya çıkan bir dizi böyle mutantan ve sentetik kelimeden biridir: muhafazakâr, hakaretamiz, malümatfüruş, müşkülpesend, vatanperver... Sanırım hepsinin de edebî bir kaynağı olmalı. Yani her biri BİR yazardan çıkıp umuma malolmuş kelimelerdir. Ama kimdir, nedir, bu saatten sonra izini sürmek zor herhalde.
Tahammül Arapça. Haml etmek yüklemek, hamle yüklenme, hamule yük, hamil yükü taşıyan, hammâl bu işi meslek edinen kimse, hamile de bayan taşıyıcı. Hamiline yazılı senet demek bu senedi taşıyana parayı ödeyiniz demek. Tahammül fiilin refleksif hali, bir yükü üstüne alma veya kendi kendine taşıma.
Fersâ Farsça. Fersuden geçmek. Past participle dedikleri mişli geçmiş sıfatı fersude, yani geçmiş. Fersude giysi = miadı dolmuş elbise. Şimdiki zaman kökü fersâ, geçen demek: aşan da diyebiliriz. Tahammülfersa = taşınabilirlik sınırını aşan. Beyond bearing diye çevirsek güzel olur.
***
"www.nisanyansozluk.com - Türkçenin en kapsamlı etimoloji sözlüğü"
Sevan Nişanyan'ın Agos yazıları - nisanyan.blogspot.com
Sevan Nişanyan'ın siyaset ve tarih yazıları: http://nisanyan1.blogspot.com
|