1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:33
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Roni Margulies SOLDUYU 30.09.2009
Roni Margulies
Barışa ve demokrasiye karşı omuz omuza
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Roni Margulies - Barışa ve demokrasiye karşı omuz omuza Roni Margulies - Barışa ve demokrasiye karşı omuz omuza Roni Margulies - Barışa ve demokrasiye karşı omuz omuza Roni Margulies - Barışa ve demokrasiye karşı omuz omuza Roni Margulies - Barışa ve demokrasiye karşı omuz omuza Roni Margulies - Barışa ve demokrasiye karşı omuz omuza Roni Margulies - Barışa ve demokrasiye karşı omuz omuza Roni Margulies - Barışa ve demokrasiye karşı omuz omuza
Roni Margulies köşe yazılarını web sitenize ekleyin
‘Barış hemen şimdi’ gibi liberal söylemlerle bir yere varılmaz. Bu cümleyi geçtiğimiz hafta sonu Diyarbakır’da Mezopotamya Sosyal Forumu çerçevesindeki bir toplantıda söz olan bir arkadaş dile getirdi.

Çok sık başıma gelmez ama, kısa bir süre nutkum tutuldu doğrusu. Ne diyeceğimi bilememekten değil, sinirlenmeden nasıl diyeceğimi bilemediğim için. “Adam sen de,” dedim sonra, “sinirlensem ne olur ki!”

Barış talep etmek “liberal bir söylem” ise, sosyalist bir söylem savaş talep etmeyi gerektiriyor herhalde! Gerçek devrimcilerin “Barışa hayır!”, “Kan isteriz kan! Yaşasın silah sesleri, dan, dan, dan!” gibi sloganlarla sokaklara dökülmesi gerekiyor herhalde!

Bu nasıl bir aymazlık yahu! Dünyanın herhangi bir yerinde “sol” çevrelerde böyle bir dangalaklık var mıdır acaba?

Egemen sınıfların kendi çıkarları için başlattıkları savaşlarda emekçi çocuklarının ölüme gönderildiğini, işçi sınıfının vatanı olmadığını ve başka bir ülkenin işçilerine ateş ederek bir şey kazanmayacağını, komünistlerin savaşta “kendi” devletlerinin yenilgisi için mücadele etmesi gerektiğini anlatanlar, başta Lenin olmak üzere sosyalist geleneğin önde gelen isimleri değil midir? Yoksa ben yanılıyorum da, ünlü bir liberal mi söylemiştir bunları?

Sosyal demokrasi ile sosyalizm arasındaki tarihsel bölünme, Birinci Dünya Savaşı’nın arifesinde Almanya’da çoğu sosyal demokrat milletvekilinin “kendi” ülkesinin savaş bütçesi için olumlu oy kullanması üzerine gerçekleşmemiş midir? Lenin bunlara karşı esip gürlememiş midir? İkinci Enternasyonal’in yerine komünistler Üçüncü Enternasyonal’i bu nedenle kurmamış mıdır? Yoksa ben yanılıyorum da, liberaller mi kurmuştur Komünist Enternasyonal’i?

Aymazlık bu kadarla da bitmiyor. Türk “komünistleri” savaşa karşı değil, ama demokrasiye karşı! Demokrasi de “liberal” bir şey ya, karşı çıkmak gerek elbet!

Bir dizi “liberal”, İlker Başbuğ hakkında Mardin’de yaptığı siyasi konuşma nedeniyle dün suç duyurusunda bulundu. Komünist olduğunu iddia eden bir partinin internet sitesinde, partinin eski genel sekreteri bu suç duyurusunu eleştiren bir yazı yazmış.

“Böylece, Genelkurmay Başkanı’nın susması, siyaset yapmaması karşılığında, devlet memurlarının siyaset hakkından vazgeçilmiş oluyor!” demiş.

Bir postacı, Çapa Hastanesi’ndeki bir hemşire veya sokakları temizleyen bir belediye görevlisi ile Genelkurmay Başkanı arasındaki farkı Kemal Okuyan’a anlatacak bir TKP üyesi çıkmamış anlaşılan. Ben bir ipucu vereyim: Postacıların emrinde silahlı adamlar yoktur, hemşireler muhtıra vermez, temizlik görevlileri darbe planları yapmaz.

Ama Okuyan’ın derdi zaten siyaset yapma hakkını savunmak filan değil. Asıl derdini şöyle ifade etmiş: “Erdoğan konuşsun, Başbuğ sussun diyerek Türkiye özgürleştirilemez.”

Erdoğan’la Başbuğ arasındaki fark hakkında da bir ipucu vereyim: Erdoğan seçmenlerin yüzde 47’sinin oyunu alarak seçilmiş bir başbakan, Başbuğ ise hayatında tek bir oy almamış bir asker. Erdoğan’ı beğenmediğimizde oy vermeyerek kurtulma olanağımız var, Başbuğ’u beğenmediğimizde yapabileceğimiz hiçbir halt yok. Biri demokratik süreçlerin bir sonucu, diğeri silah gücünün simgesi.

Hatırlarsınız, haziran ayında bir albayın darbe planları yayınlanmıştı. Genelkurmay Başkanı belgenin gerçekliğini sorgulamış, ama beklenen sert tepkiyi göstermemişti.

Söz konusu partinin Başbuğ’a tepkisi ise sertti: “Başbuğ’un dediği, Türkiye’deki büyük Amerikancı-İslamcı operasyona karşı.. ordunun bir şey yapmayacağıdır. Demek ki, belge.. ordunun demokrasiye bağlılığının açıklanması için üretilmiştir. Demokrasi: Amerikancılık, piyasacılık, gericilik.”

Bu son cümle ne demek? “Yahu, ne gerek var demokrasiye? Halk benim beğenmediğim bir partiyi seçtiği zaman demokrasi filan gerekmez. Demokrasi zaten gericiliktir. Lütfen darbe yapın. N’olursunuz” demek.

Diyarbakır’daki toplantıda Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Sekreteri Emirali Şimşek’in söylediklerine benim ekleyecek bir sözüm yok:

“Barış ve demokrasi mücadelesi bulunduğumuz konjonktürde halklarımızın özgürlük mücadelesinin en somut halkasını oluşturmaktadır. Bunu farketmeyen, bunu küçümseyen yaklaşımlar söylem düzeyinde ne kadar sol olsalar da, emeğin Türkiye’si yolunda verdiğimiz mücadelenin önünde engeller olacaklardır.”

 

Diğer Roni Margulies Makaleleri:
  1. Bayram coşkusu - 01.09.2010
  2. Ah şu Fethullahçılar - 28.08.2010
  3. Dünyayı ve memleketi ele geçirmeye çalışanlar - 25.08.2010
  4. Arkadaş, nedir Türk’le derdin - 21.08.2010
  5. PKK’yi takmamanın dayanılmaz ağırlığı - 18.08.2010
  6. Kahramanlık ve hainlik genleri - 14.08.2010
  7. Ermeniler, Süryaniler ve gebe keçi Hakkı - 11.08.2010
  8. YAŞ tahtaya kim bastı - 07.08.2010
  9. Müslümanlar ve devlet karşıtlığı - 04.08.2010
  10. Ayrılsak mı artık - 31.07.2010
  11. Köfte sadece İnegöl’de yapılmaz - 28.07.2010
  12. İyi sperm ve kötü sperm - 24.07.2010
  13. ‘Hayır’ kelimesinin kaç anlamı vardır - 21.07.2010
  14. Böyledir işte Asya! - 17.07.2010
  15. Bakterileri kim yarattı - 14.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Barışa ve demokrasiye karşı omuz omuza - Roni Margulies
03.09.2010 05:33:26