1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:52
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Nabi Yağcı NEDEN OLMASIN 16.11.2009
Nabi Yağcı
Kristal vazo tuzla buz oldu
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Nabi Yağcı - Kristal vazo tuzla buz oldu Nabi Yağcı - Kristal vazo tuzla buz oldu Nabi Yağcı - Kristal vazo tuzla buz oldu Nabi Yağcı - Kristal vazo tuzla buz oldu Nabi Yağcı - Kristal vazo tuzla buz oldu Nabi Yağcı - Kristal vazo tuzla buz oldu Nabi Yağcı - Kristal vazo tuzla buz oldu Nabi Yağcı - Kristal vazo tuzla buz oldu
Nabi Yağcı köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Tarihin dipnotu gibi duran, bu nedenle kimilerince bilinse de pek de ışığı parlamayan bir hakikatin dipnot olmaktan tarihin manşetine fırlaması olayını yaşadık. Bu manşet birden bire bütün bir tarihi aydınlatıverdi.

Her şey o denli aşikâr ki, artık birisinin, bir çocuğun “kral çıplak” demesini bekliyorum diye yazmıştım ama doğrusu böylesi aklımın köşesinden bile geçmezdi. Rüyamda görsem inanmazdım.

Hiç beklemediğim bir köşeden birisi çıkıverdi ve günahkâr bir bedende ilâhi adaletin sesini duyurdu.

CHP milletvekili Onur Öymen “kral çıplak” deyiverdi.

Hegel’in kulağını çınlatarak tarihin bir “ruhu” olduğuna bir kez daha “iman” ettim. 10 Kasım 2009 günü TBMM’de başlayan “Açılım” oturumu tarihin kendisini “açma” oturumu oldu. Birçok bakımdan tarihî oturum oldu. Bunu CHP gerçekleştirdi. Teşekkür borçluyuz. Bu teşekkürümde hiçbir kinaye ya da dil oyunu yok. Bütün içtenliğimle CHP’ye ve Onur Öymen’e teşekkür ediyorum.

Kristal vazoyu kırıp, tuzla buz ettiler.

Onur Öymen’in, CHP’nin kırıp tuzla buz ettiği kristal vazo Kemalist ideolojidir.

Bir daha asla yapıştırılamaz biçimde kırılmıştır.

Kaygım şu: Özellikle son bir yıldır, öylesine şaşkınlık verecek gerçekler üst üste gün ışığına çıktı ki, bir kanıksama yarattı. Bu nedenle kristal vazonun kırılmış olduğu fark edilmeyebilir. Bu nedenle bu tarihsel olayın anlamı üstünde ne kadar durulsa o kadar yeridir.

Bu konuşma herhangi bir zamanda değil, Kürt açılımı, Demokratik Açılım’ın TBMM’nin gündemine taşındığı bir zamanda yapıldı. Kaçınılmaz olarak her siyaset bu oturumda çözüm konusunda tutumunu söylemek zorundaydı, bundan kaçamazdı. CHP şimdiye dek hep kaçtı, çözüm konusunda ne düşündüğünü söylemedi. Fakat üst üste gelen açılımlar, “ortada hiçbir şey yok” politikasını git gide açığa düşüyordu.

Onur Öymen CHP’nin politikasını özlü biçimde ortaya koydu. Özü “Mesele vatansa analar teferruattır”. MHP’de aynı düşünüyor. AK Parti hükümeti ve DTP ise “Mesele anaların gözyaşlarını durdurmaktır” diyorlar.

“Mesele vatansa gerisi teferruattır” özlü sözü Kemalist ideolojiyi de özlü anlatır. İlk kez Kemalist ideoloji, bir Kemalist tarafından en yalın biçimde dile getirildi. Bugüne dek Kemalizm’i eleştirenler gizlenen ya da çarpıtılan pek çok gerçeği dile getirdiler. Dersim isyanında resmî tarihin gizlediği gerçekler ilk kez dile gelmiyor. Kemalist ideolojiyi eleştirdiği için hapislerde yatanlar oldu ama onların açıkladığı gerçekler bir Kemalist’in ağzından bu gerçeğin ifşası kadar etkili olamamıştı. Çünkü gerçekleri söyleyenler “Kemalizm’in yeminli düşmanları” sayılıyordu, İsmail Beşikçi gibi. Bu nedenle de kamuoyunda fazlaca etki yaratmıyordu. Onlar söylerdi, söylesinlerdi, ne olacaktı?

CHP milletvekili Onur Öymen’in konuşması ise öyle algılanmadı.

Onur Öymen’in tarihî konuşmasının yarattığı infial de üstünde durulmaya değer. Alevilerin büyük çoğunluğu Dersim katliamı gerçeğini hepimizden daha iyi biliyorlardı ama bu zulmü tarihsel koşullara yüklemek, şu ya da bu devlet yöneticisinin yanlışı olduğunu düşünmek vicdanları avutuyordu. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül “ara rejim” idi, Kahramanmaraş olayı, Sivas katliamı da sanki arizî bir olaydı.

Böyle düşünmek sağduyuya uygun düşer aslında. 1930’lar nerede günümüz dünyası nerede! Bu süre içinde devlet değişmiş olmalıydı gerçekten de, değişmiş olduğunu düşünmek, öyle görmek bu nedenle sağduyulu davranıştı. Fakat gerçekte durum bu değildi, Türkiye gerçeği sağduyu ile çelişiyordu. Türkiye ekonomik ve sosyal yapı olarak değişiyor ama devlet siyasası hiç değişmiyordu. Bunu ilk sezenlerden biri Prof. İdris Küçükömer olmuştu. Türkiye gerçeğinin çarpık olduğunu, görüntünün aksine gerçekte sağın sol, solun sağ olduğunu, tarihsel bakımdan ileri sandıklarımızın geride, geri sandıklarımızın ileride durduğunu göstermişti bizlere. Bu ideolojik bir çarpılmaydı, aslında bu çarpılmayı, yabancılaşmayı yaratan ise devletin resmî ideolojisi olan resmî Kemalizm idi.

Fakat artık askerî-bürokratik vesayetçi devlet rejimi çözülüyor. Bu rejimin asker ayağının çözülmesini gün gün izliyoruz, yüksek yargıdaki durum da öyle. Sıra tüm bu siyasi yapılanmayı ayakta tutan, geri besleme yapan Kemalist ideolojinin kendine gelmişti.

Bu da oldu.

CHP milletvekili Onur Öymen’in ağzından tarih, devletin resmî ideolojisi olan Kemalist ideolojinin iflasını ilân ediverdi.

Kristal vazo çatlayıp, tuzla buz oldu.

 

Diğer Nabi Yağcı Makaleleri:
  1. Fötr ve kasket - 02.09.2010
  2. Tarihe karşı adil olabilmek - 30.08.2010
  3. Korkuları yaratıcı etkinlikle yenmek - 28.08.2010
  4. Taktik savaşları - 26.08.2010
  5. Kürt halkı ve PKK gerçeği - 23.08.2010
  6. Yeni bakış açısına gerek var - 21.08.2010
  7. Fırsatın kaçmaması için - 19.08.2010
  8. Nihayet... - 16.08.2010
  9. Garip ama doğurgan çelişki - 14.08.2010
  10. Şeytan ayrıntılarda oturur - 12.08.2010
  11. Sivil müdahale - 09.08.2010
  12. Neler oluyor - 07.08.2010
  13. ‘YAŞ’ta teamüllere uyulsun’muş - 05.08.2010
  14. Basit karmaşıktır ama yine de basittir - 02.08.2010
  15. Esas mesele bataklığı kurutmak - 31.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Kristal vazo tuzla buz oldu - Nabi Yağcı
03.09.2010 05:52:11