Reklam | Künye | İletişim 22 Mart 2010 Pazartesi 07:21
Haber Ara :
taraf
WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR!
Taraf.com.tr ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi
bize iletmek için tıklayın.
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor     Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan KUM SAATİ 13.11.2009
Ahmet Altan
Muhalefet ve insanlık
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Kürt sorununun barışla çözülmesine, yirmi beş yıldır süren savaşın sona ermesine, Kürtlerin eşit vatandaşlar olacağı demokratik bir yapının kurulmasına baştan beri karşı çıkan CHP, bu sorunun “nasıl çözüleceği” hakkında bir açıklama yapmıyordu.

Sonunda baklayı ağızlarından çıkardılar.

“Çocuklar ölmesin, analar ağlamasın” diyenlere cevap veren Onur Öymen, “Dersim isyanında analar ağlamadı mı” diye sordu.

Öymen’e göre orada da analar ağlamış ama kimse “annelerin gözyaşlarına aldırmamıştı”, doğru olan da buydu.

İnsanlar ölmeli, anneler de ağlamalıydı.

Öymen, ardından bir açıklama daha yaptı.

Sözlerinin arkasında olduğunu söyleyen Öymen, AKP’nin bu barış açılımına “Atatürk’ün bazı sözlerini” dayanak yaptığını vurguladı.

Dayanak yapıldığı ileri sürülen söz şu meşhur, “yurtta sulh, cihanda sulh” lafı.

Öymen’in de karşı çıktığı bu.

Atatürk’ün Dersim meselesini “yurtta sulh” ilkesiyle çözmediğini, Atatürk’ün “terör örgütleriyle müzakere yöntemini” benimsemediğini söylüyor.

“Atatürkçü” bir parti olarak da Kürt meselesinde “Atatürk’ün yöntemini” tercih ediyorlar.

Atatürk nasıl çözmüş peki Dersim sorununu?

Ayşe Hür’ün bir daha yayımladığımız yazısında sorunun nasıl “çözüldüğünü” ayrıntılarıyla okuyacaksınız.

Ben o yazıdan, o dönemde Genelkurmay Başkanı’na yazılan bir rapor bölümünü alacağım önce:

“Dersimli okşamakla kazanılmaz. Silahlı Kuvvetlerin müdahalesi Dersimliye daha çok tesir yapar ve ıslahın esasını teşkil eder. Dersim evvela koloni gibi nazarı itibara alınmalı. Türk camiası içinde Kürtlük eritilmeli, ondan sonra ve tedricen öz Türk hukukuna mazhar kılınmalıdır.”

Ülkenin bir bölümü olan Dersim “koloni” gibi görülecek, Dersimliye iyi davranılmayacak, silahla müdahale edilecek.

CHP’nin de aklına yatıyor bugün bu yöntem.

Dersim yerine şimdi çok daha geniş bir bölgeyi “koloni” olarak göreceğiz, bütün Güneydoğu “koloni” olacak.

Peki, daha sonra bu Güneydoğu “kolonisine” Atatürk yöntemiyle ne yapacağız?

Atatürk’ün Dersimlilere yaptığını.

Atatürk’ün, CHP’nin çok hoşuna giden yönteminin ayrıntılarını da o günlerde Dersim’de görevli olan İhsan Sabri Çağlayangil anlatıyor.

“Mağaralara iltica etmişlerdi. Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların kapısının içinden. Bunları fare gibi zehirledi. Yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler. Kanlı bir hareket oldu. Dersim davası da bitti.”

“Fare” gibi zehirlemişler, “Kürtleri yediden yetmişe” kesmişler.

CHP’nin beğendiği yöntem bu.

“Terör örgütleriyle müzakere etmeyen” Atatürk gibi davranılmasını istiyorlar.

Artık bu ülkede sahtekârlıklara, demagojilere, yalanlara, çarpıtmalara boş verip açıkça konuşmamız gerekiyor.

“Biz Atatürkçüyüz” diyen insanlar, Onur Öymen gibi Atatürk’ün bu tarz “çözümlerini” tercih etmemizi mi savunuyorlar?

“Atatürkçü” olmak, Atatürk’ün yaptığı her şeyi doğru bulmak ve bugün aynen tekrarlamak anlamına mı geliyor?

Tarihî bir figürü, “yurtta sulh, cihanda sulh” sözleriyle hatırlamayı tercih eden insanlara, “o sözleri unutun, siz Dersim katliamını örnek alın” demek mi Atatürkçülük?

Atatürk, Dersim’de katliam yaptı diye şimdi de Güneydoğu’da katliam mı yapılsın?

Öymen belki unutuyor ama “bazı Atatürkçüler” bunu zaten denediler, 17 bin kişi sokaklarda vuruldu Güneydoğu’da, kırk bin kişi dağlarda öldürüldü.

Daha kaç bin kişinin öldürülmesi gerekiyor?

“Yediden yetmişe Kürtleri kesmek” mi Atatürkçülerin savunduğu yöntem?

Atatürk büyük başarıları olan, çok da büyük hatalar yapan bir liderdi, onu kendi yaşadığı şartlar içinde soğukkanlı bir şekilde tartışmak en doğrusudur ama siz alır Atatürk’ü bugünkü “kanlı çözüm önerilerinize” alet ederseniz, Atatürk’ü çok hırpalanacağı bir tartışmaya sokarsınız.

Eğer “Dersim katliamını” çok doğru buluyorsanız niye okullarda o katliamı değil de “yurtta sulh, cihanda sulh” lafını öğretiyorsunuz?

CHP, akıl ve vicdan çizgisinden, insanlığın ortak adalet duygusundan kopmuş gözüküyor.

Nedenini anlayamadığımız bir çıldırma hali bu.

İnsanlıktan, akıldan, vicdandan nasibini almış hiç kimsenin CHP’nin önerilerine alkış tutacağını sanmıyorum.

Ama asıl sesi çıkması gerekenler bence samimi “Atatürkçüler”.

Kürtlerin “yediden yetmişe” öldürülmesini çözüm önerisi olarak dile getiren bu tuhaf ve hastalıklı yaklaşıma Atatürkçüler ne diyor?

Destekliyorlar mı bu öneriyi?

Sanırım buna artık açık bir cevap vermeleri gerekiyor.

İçi boş hamasi laflar, sonunda CHP gibi partilerle Öymen gibi insanlara “katliam önerileri” yapmanın yolunu açıyor çünkü.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Türkiye’nin çıkarları - 21.03.2010
  2. Başbakan - 20.03.2010
  3. Müslümanlık ve milliyetçilik - 19.03.2010
  4. Benim memleketim... - 18.03.2010
  5. Yalancılık - 17.03.2010
  6. İyi çocuklar bitmiyor - 16.03.2010
  7. Bir deli aranıyor - 14.03.2010
  8. Acemi AKP - 13.03.2010
  9. Biz de onları öldürelim Turhan Bey - 12.03.2010
  10. Taş ve ayna - 11.03.2010
  11. Yalanlar - 10.03.2010
  12. İmparatorluk ve insan - 09.03.2010
  13. Nefret, Futbol ve Yargı... - 07.03.2010
  14. Soykırım - 06.03.2010
  15. Kriz - 05.03.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan - 21.03.2010
Türkiye’nin çıkarları
Murat Belge TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 21.03.2010
Başbakan
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan - 21.03.2010
Eskimeyen Osmanlı
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ
Ayşe Hür - 21.03.2010
Hamidiye Alayları’ndan koruculuğa
Yıldıray Oğur MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 21.03.2010
OYAK-Renault’a başörtülüler nasıl girer
Hıdır Geviş ÖTEKİ AMERİKA
Hıdır Geviş - 21.03.2010
Otomobil uçar gider
Pelin Cengiz KULİS TARAFI
Pelin Cengiz - 21.03.2010
Dünyanın en kârlı işi insan kaçakçılığı
Ramazan Çanakkaleli İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK DÜNYASI
Ramazan Çanakkaleli - 21.03.2010
Maliye’ye var SGK’ya yok mu
A. Esra Yalazan KAMERİYE
A. Esra Yalazan - 21.03.2010
Kardeş bayramlar ve Newroz...
Tuğba Tekerek PAZAR SÖYLEŞİLERİ
Tuğba Tekerek - 21.03.2010
Büşra: Başörtülü kızın absürt melodramı
Bülent Şirin
Bülent Şirin - 21.03.2010
Trabzon’da Gürcüler güldü

Tüm Yazarlar >>  

Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS