Reklam | Künye | İletişim 22 Mart 2010 Pazartesi 16:11
Haber Ara :
taraf
WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR!
Taraf.com.tr ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi
bize iletmek için tıklayın.
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor     Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan KUM SAATİ 01.10.2009
Ahmet Altan
Susacak mısınız?
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Bazen tek bir olay, bütün bir ülkeyi anlatır.

Şu Ceylan’ın korkunç hikâyesine bakın, Türkiye’yi göreceksiniz.

Bu ülke, bir roketle bir kız çocuğunun paramparça edilebildiği bir ülke.

Bir sosyal demokrat, bir siyasetçi, bir insan olan Deniz Baykal, “Kürt açılımının içi boş, doldursunlar konuşalım” diyordu.

Ceylan’ı vuran roket o “açılımın” içini dolduramıyorsa hiçbir şey dolduramaz.

Açılım denilen şey bu işte Deniz Bey.

“Anne, bana makarna pişirsene” dedikten sonra evinden çıkan kızın bir roketle parçalanmaması.

Bu kadar basit işte.

O kızın ölmemesi açılım.

Buna karşı mısınız?

Bunun içini boş mu buluyorsunuz?

Aslında bu soruları Baykal’la Bahçeli’ye Başbakan Erdoğan’ın sorması gerekiyordu.

Onun cesareti yetmediği için sormak bize düşüyor.

Başbakan, o roketin bir askerî birlikten atıldığının ortaya çıkmasından çekindiği için olacak ağzını bile açmıyor.

Gazze’de ölen çocuklara Türkiye’den sahip çıkmak kolay.

Türkiye’de ölen çocuklara Türkiye’den sahip çıkın siz.

Nedir bu sessizliğiniz?

Kürsü kürsü dolaşıp bağıran Erdoğanlara, Baykallara, Bahçelilere ne oldu?

Zor değil mi bir çocuğu askerler vurunca konuşmak?

“Dağa çıkarım” diye bağırıyordu Bahçeli, o kadar yüreği varsa dağa çıkmasına gerek yok, siyasetçiliğini yaptığı ülkede vurulan çocuğun hesabını sorabilsin yeter.

Bağırmak ne kolay Devlet Bey, bağırmak ne kolay.

Bak senin memleketinin bir köşesinde bir çocuğu vurdular.

Sesini çıkarmak bir yana yüzünü bile gösteremiyorsun.

Bir çocuğa bile sahip çıkamıyorsun, dağa çıkıp ne yapacaksın?

Susuyorlar.

Ceylanın vurulması bize Türkiye’deki siyaseti, siyasetçileri gösteriyor işte.

Susan sadece onlar mı?

Neredeyse bütün Türkiye susuyor.

Şu medyaya bakın.

Bu nasıl bir bıçak kesmez sessizlik Allahım.

Bir gazete neye yarar vurulan bir çocuğun hesabını soramazsa?

Onca kâğıda, mürekkebe, emeğe yazık.

Bir kız çocuğunun bir roketle vurulup parçalandığı, devletin ortadan yok olduğu, savcının köye gitmediği, doktorun karakol bahçesinde otopsi yaptığı bir ülkede yaşıyorsunuz.

Bunlardan hiç mi biri size tuhaf gelmiyor?

Hiç mi birinde haber değeri bulmuyorsunuz?

Bu medya iki grupmuş da, birisi muhalifmiş de, öbürü başbakanı tutarmış da, muhalif olan demokrasi mücahidiymiş de...

Bunlar iki grup falan değil.

Bunlar tek grup.

Öyle ortak bir sessizlikleri var ki...

Hele o muhalif geçinenler...

Ne oldu muhalefetinize?

Bu hükümetin iktidarında bir çocuk vuruldu, niye hükümete hesap sormuyorsunuz, niye muhalefet yapmıyorsunuz?

Hükümet “iyi bir şey” yaptığında muhalefet etmek için yerlerde yuvarlanıyorsunuz, muhalefet edecekseniz hükümetin bu “sessizliğine” muhalefet etsenize.

Olmuyor değil mi?

Roketi atan asker olunca sizin o muhalif dilleriniz tutuluveriyor.

Ceylan’ın annesi, “kızımın parçalarını etekliğimde taşıdım” diyor.

Hiç mi içiniz acımıyor sizin?

Hiç mi vicdanınız yok?

Bu sessizlikten hiç mi utanmazsınız?

Yarın bir gün çocuğunuz çıkıp gelse de, “bir küçük çocuğu vurmuşlar, sen neden yazmadın” dese, ne diyeceksiniz?

Çocuğunuzdan da mı utanmıyorsunuz?

Hadi vicdanınızdan, utanmanızdan vazgeçtik, gazetecilik merakınız da mı yok?

Üç askerî karakolun ortasındaki bir köyde bir küçük kız nasıl bir mermiyle parçalandı, merak etmiyor musunuz?

Her konuda birbirinizden farklıyken bir küçük kız vurulduğunda ortaklaşa sesiz kalmayı size kim öğretti?

“Anne bana makarna pişirsene” dedikten sonra bir kız paramparça oldu.

İstediğiniz kadar susun.

O ölü kızın çığlığı sizin sessizliğinizden büyük.

Siz sustukça o bağıracak.

Siz sustukça o bağıracak.

Ta ki siz de bağırana kadar.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Türkiye’nin çıkarları - 21.03.2010
  2. Başbakan - 20.03.2010
  3. Müslümanlık ve milliyetçilik - 19.03.2010
  4. Benim memleketim... - 18.03.2010
  5. Yalancılık - 17.03.2010
  6. İyi çocuklar bitmiyor - 16.03.2010
  7. Bir deli aranıyor - 14.03.2010
  8. Acemi AKP - 13.03.2010
  9. Biz de onları öldürelim Turhan Bey - 12.03.2010
  10. Taş ve ayna - 11.03.2010
  11. Yalanlar - 10.03.2010
  12. İmparatorluk ve insan - 09.03.2010
  13. Nefret, Futbol ve Yargı... - 07.03.2010
  14. Soykırım - 06.03.2010
  15. Kriz - 05.03.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  ‘Resmî Nevruz’ bu yıl da olaysız geçti
  Diyarbakır’da karanfil açılımı
  Apo da gelse Kürt sorununu çözemez
  Manşet manşet şuç işliyor
  Her diyarda bayram vardı
  Reform trafiği başlıyor
  Balyoz’da üç tahliye
  Ölümü en çok gençler seçiyor
  Su gibi aziz olamamak
  ‘İkinci Durak’: Suçum yok
  İşadamı vekilin üzerine yürüdü
  Türkiye Darfur’daki barış sürecinde aktif rol alacak
  Colman Cimbom’u seviyoo
  Kadıköy’de yargıya müdahale edildi
  Trabzon’da santra öncesi sönüktü

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI
Neşe Düzel- 22.03.2010
Türkler, bir gece düşünsünler
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar- 22.03.2010
IMF Yunanistan’ı niye kurtaramaz
Markar Esayan ARADA
Markar Esayan- 22.03.2010
Ermenileri kim yarattı
Nabi Yağcı NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı- 22.03.2010
Günahlar ve sevaplar
Ümit İzmen ÖTE TARAFTAN
Ümit İzmen- 22.03.2010
Sefalet endeksi ve siyaset
Cihan Aktaş SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş- 22.03.2010
Konuşan Kayseri
Demiray Oral VAZİYET
Demiray Oral- 22.03.2010
Rüyalarım hayrolsun
Önder Aytaç APOLETİKA
Önder Aytaç- 22.03.2010
Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’sinden kesitler
Ayhan Aktar İLGİNÇ ZAMANLAR
Ayhan Aktar- 22.03.2010
Yüzbaşı Torosyan’ın hikâyesi...
Cem Sey UZAK BATI
Cem Sey- 22.03.2010
AB’nin kavşağı
Namık Çınar GEÇ KALMIŞ YAZILAR
Namık Çınar- 22.03.2010
TSK’ya ‘muhtıra’
Cahit Koytak YOKSULLAR VE SİVİLLER İÇİN TEZLER
Cahit Koytak- 22.03.2010
Tempolu Yürüyüş
Telesiyej TELESİYEJ
Telesiyej- 22.03.2010
Sevilen diziler, izlenmiyor gerekçesiyle bitiriliyor
Erdem Özgür SARDUNYA
Erdem Özgür- 22.03.2010
İstihdam teşvikleri ve püf noktaları
Bülent Şirin
Bülent Şirin- 22.03.2010
Kaleci ve orta saha
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS