1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:38
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Leyla İpekçi SAATLER 24.11.2009
Leyla İpekçi
‘Operasyonel’ vicdan, sahte belge...
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Leyla İpekçi - ‘Operasyonel’ vicdan, sahte belge... Leyla İpekçi - ‘Operasyonel’ vicdan, sahte belge... Leyla İpekçi - ‘Operasyonel’ vicdan, sahte belge... Leyla İpekçi - ‘Operasyonel’ vicdan, sahte belge... Leyla İpekçi - ‘Operasyonel’ vicdan, sahte belge... Leyla İpekçi - ‘Operasyonel’ vicdan, sahte belge... Leyla İpekçi - ‘Operasyonel’ vicdan, sahte belge... Leyla İpekçi - ‘Operasyonel’ vicdan, sahte belge...
Leyla İpekçi köşe yazılarını web sitenize ekleyin
İzmir’e gelerek havaalanından partisinin Basmane’deki il binasına doğru konvoyla hareket eden Ahmet Türk’e yolda toplananlar tepki göstererek taşlı sopalı saldırıda bulunmuş.

Ancak, gazetelerin haberine göre, olayların çıktığı caddenin MHP Karabağlar ilçe teşkilatı ile Ülkü Ocakları Üçyol Dergi Temsilciliği’nden çıkan ve Türk bayrağı taşıyan ülkücü gençlerle bir anda dolması, saldırının önceden planlandığı konusunda kuşku yaratmış.

Araçlara yapılan saldırıda kullanılan kaldırım taşlarının çokluğu da dikkat çekmiş. Öte yandan, basının bile bilmediği bu ziyareti ve konvoyun güzergâhını MHP’nin nereden öğrendiği ise soru işaretiymiş.

Bu haberi birlikte okuduğum arkadaşım, yeni bir ‘operasyon’la karşı karşıyayız dedi çabucak. Provokasyonların tuzağına düşenler sahte ile gerçeği birbirine karıştırıyor diye ekledi. Biz zaten toplum olarak sahte ile gerçeği ayırt edemez halde değil miydik hep...

Artık örtüler kalkıyor. Zamanın ruhu bu. İster Amerika ve emperyalizmin planı deyin. İster, İzmir’deki mitingde baro başkanının dediği gibi ihanet açılımları deyin. Üst üste yığılan yalanların üzerini örtmek bazen imkânsızlaşır.

İki gün önce, Başbakan Erdoğan’ın Çorum’da, Maraş’ta, Sivas’ta anaların ağladığını söylemesini manşete taşıyarak, “Merkez sağda bunlar hiç söylenmemişti” manşetini attı Radikal gazetesi.

Peki ya merkez sol partiler, diye düşündüm ister istemez. Onlar bugüne dek bu katliamların adını koyarak yüksek sesle söylemişler miydi hiç! Sahte; merkezin solunda da, sağında da gerçeği örtmemiş miydi şimdiye dek.

İster 30’ların dünyasında yükselen faşizm, ister iki savaş arasındaki düşmanlıklar, ister cumhuriyet devrimlerinin meşrulaştırılıp yaygınlaştırılması, isterse Türklüğün bir üst kimlik olarak kabul ettirilmesi için devlet tarafından yapılan eylem planları...

Hangi bahaneye sığınırsanız sığının vicdan, o dönem Dersim’de hamile kadınların, masum çocukların, silahsız ve savunmasız adamların toplu halde imha edilmesini mazur görmez, göremez.

Bugün o felaketin canlı tanıkları konuşuyor. Onları ilk kez duyuyoruz. Sözlü tarih çalışmaları, belgeseller yapılıyor. Arşivlere bakılıyor. Ermeni tehcirinde yaşananlarla da her türlü uluslararası siyasetin, lobici faaliyetinin ötesinde, er geç yüzleşmek zorundayız.

Tehcirin gerekliliğini savunabilirsiniz. Savaş ortamında yaşananlardan bahsedebilirsiniz. Ermeniler de Türkleri kesti diyebilirsiniz. Gerekçeler çok. Bir kısmı da mubahtır belki bazıları için.

Ama hiçbir gerekçe, masumların topluca katledilmesini ve devlet adına infaz edilmesini meşrulaştırmaz. Aynı şey, PKK ile korucular arasına sıkışan, köyleri kül olan, aile üyeleri faili meçhule uğramış, Mahmur’a veya memleketin Batı’sına sürülen Kürtler için de geçerli.

Başbakan’ın, aynı şekilde Çorum’da, Sivas’ta, Gazi’de, Maraş’ta analar ağladı demesi de vicdanın üzerindeki kanlı örtülerin kaldırılmasını sağlıyor, sağlayacak.

‘Operasyon’lar gerçekleştirmek için Hrant Dink’i, rahip Santoro’yu katledecek gençler nasıl devşirilmişse, Sünnileri kullanarak Alevilerin katledilmesini sağlayan ‘operasyon’lar da ‘darbe olgunlaştırma yöntemleri’ olarak böyle gelenekselleşmedi mi bu ülkede?

Bu yüzden, bugün İzmir’de Kürtlerle Türkler arasındaki olası bir çatışmanın nifak tohumlarını besleyenler işbaşındayken, ister sağdan ister soldan gelmiş olsun, bu ülkenin başbakanının Dersim’den katliam olarak bahsetmesi çok önemli.

Bütün bu kanlı eylemlerin belgeleri, sorumluları cumhuriyet boyunca hasıraltı edildiği gibi, şimdi de medyanın bir kısmı üzerinden görmezden geliniyor. Medyanın yarısı, Kafes Eylem Planı’nı, Hrant Dink’in katledilmesinin nasıl bir operasyon olduğunu okurlarına duyurmuyor.

Gelgelelim akıldan kopmamış vicdanıyla hayata bakanlar, bazen bir belgenin sahte mi gerçek mi olduğuna kilitlenmek yerine, toplumda içselleştirilmiş acıya ve yasa derinlemesine bakmaya çalışırlar.

Ve gerçeği orada, tüm sahiciliğiyle bulurlar.

 

Diğer Leyla İpekçi Makaleleri:
  1. Yine mi zamanaşımına uğrasın hak ve özgürlükler! - 31.08.2010
  2. ‘Şimdi hayır deyin, değişimi ancak biz getiririz!’ - 27.08.2010
  3. Hayır çıkarsa boykotçular neyi kaybedecek - 24.08.2010
  4. Kaldırın artık Hrant’ı o kaldırımdan - 20.08.2010
  5. Duaların dilinde buluşmak - 17.08.2010
  6. Tahrik operasyonlarına ‘münferit’ dendikçe... - 30.07.2010
  7. ‘Hayır’ın adaleti! - 27.07.2010
  8. ‘Hayır’ın adaleti! - 27.07.2010
  9. Gecenin sularında... - 23.07.2010
  10. Erivan buluşmaları - 20.07.2010
  11. Erivan izlenimleri - 16.07.2010
  12. ‘Yetmez ama evet’e karşı ‘hayır’ diyenlere... - 13.07.2010
  13. Bu ‘hayır’da nasıl bir hayır olabilir! - 09.07.2010
  14. Barışın ruhu - 06.07.2010
  15. ‘Adil hafıza’nın ilk günü! - 02.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: ‘Operasyonel’ vicdan, sahte belge... - Leyla İpekçi
03.09.2010 05:38:15