1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:38
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Kurtuluş Tayiz DAR KAPI 24.11.2009
Kurtuluş Tayiz
İlk taş İzmir’den
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Kurtuluş Tayiz - İlk taş İzmir’den Kurtuluş Tayiz - İlk taş İzmir’den Kurtuluş Tayiz - İlk taş İzmir’den Kurtuluş Tayiz - İlk taş İzmir’den Kurtuluş Tayiz - İlk taş İzmir’den Kurtuluş Tayiz - İlk taş İzmir’den Kurtuluş Tayiz - İlk taş İzmir’den Kurtuluş Tayiz - İlk taş İzmir’den
Kurtuluş Tayiz köşe yazılarını web sitenize ekleyin
DTP lideri Ahmet Türk’ün konvoyunun taşlanması sırasında ellerinde Türk bayrağıyla sokağa dökülen, taşlı sopalı gençlerin kameralara yansıyan görüntüleri bana Mersin’i hatırlattı. 21 Mart 2005’teki Nevroz olaylarında yaşları 12 ve 14 olan gösterici iki çocuğun Türk bayrağını yerlerde sürükleyerek yakma girişimleri, Mersinlileri çileden çıkarmıştı. Tepkiler o kadar ileri boyuta varmıştı ki, dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, Kürtleri “sözde vatandaş” ilan etmişti. Mersinliler tepkilerini “Bayrak Mitingi”yle ortaya koymuştu. On binlerce kişinin katıldığı gösteride kent Türk bayraklarıyla donanmıştı. Medyanın kışkırtıcı yayınlarıyla bu hava, Mersin’in de sınırlarını aşmış, batıdaki birçok kentte Kürtleri sindirme hareketlerine dönüşmüştü.

Çok sonra elbette, Ergenekon soruşturması, Mersin’de yaşananların bir kurgu olduğunu ortaya çıkaracaktı. Gizli Tanık 17’nin Ergenekon savcılarına bu olayla ilgili verdiği ifadeler oldukça çarpıcıydı. Gizli Tanık 17’nin iddiasına göre Mersin Vatansever Kuvvetler Güç Birliği üyesi ve tutuklu Ergenekon sanığı A.K, iki çocuğa bayrağı veren ve yakmalarını isteyen kişiydi. Ergenekon savcılarının talebi üzerine Mersin Emniyet Müdürlüğü, iddiayla ilgili hazırladığı raporda, Gizli Tanık 17’nin ifadelerini doğrulamıştı.

Bayrak provokasyonuyla adeta küçük bir Türkiye olan Mersin’de etnik kutuplaşma, gerilim tırmandırılmıştı. Daha büyük bir kargaşanın provası mıydı bilinmez, ama Ergenekon soruşturmasıyla birlikte Mersin’deki bu etnik tansiyon da düşmeye başladı.

Önceki gün İzmir’de Ahmet Türk’ün konvoyu taşlanınca devletin resmî ajansı Anadolu Ajansı kadar soğukkanlı olamadım. AA, saldırıları, abonelerine “Terör örgütünün simgesi bez parçasını açan konvoydakilere vatandaşların tepkisi” olarak geçmişti.

Ancak, MHP İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun konuyla ilgili açıklamalarını okuyunca, İzmir’de yaşananların gazetelerde, televizyonlarda hep karşılaştığımız o malum “vatandaşın haklı tepkisi”nden daha fazla olduğunu düşündüm. Bakın Müsavat Dervişoğlu ne diyor: “İzmir içinde bu yaşananlar Türkiye’de bir fitili ateşlemek gibi gösterilmeye çalışılabilir. Buna alet olmayacağız. Buna izin vermeyeceğiz.”

Dervişoğlu’nun sözlerini, “Türkiye’yi tutuşturacak fitili İzmir’den, biz ateşlemeyeceğiz” şeklinde okuyabiliriz. Yani, Milli Mücadele’yi başlatan o ünlü ilk kurşunu sıkan bu kent, İzmir, şimdi yine “aynı” role, Kürtlere karşı verilen/verilecek olan “milli mücadeleye” hazırlanıyor. Tarihî arka planıyla bu role daha uygun bir kent benim aklıma gelmiyor.

İzmir’de yaşanan olayları medyanın sunma biçimine dikkat çekmekte de yarar var. Adı lazım değil.

Medyamız, yine ağırlıklı olarak yaşananları “DTP konvoyunda kavga” ve “vatandaşın tepkisi” olarak sundu. Mersin’deki bayrak provokasyonu gibi, Hrant Dink suikastı, Rahip Santoro cinayeti ve Zirve Yayınevi katliamları da “münferit vaka”lar ve “milliyetçi tepki” olarak sunulmuştu. Çok geçmeden aslında bu olayların hiç de “vatandaşın tepkisi” şeklinde cereyan etmediği anlaşıldı.

DTP için de birkaç uyarı yapmakta fayda var. Kent merkezlerinde oluşturulan partili araç konvoylarının, klakson ve örgüt bayraklarıyla etrafı tahrik ettiği gerçeğini artık kabul etmeliler. En sıradan, apolitik insanları bile rahatsız edecek bir gürültü ve görüntü sergileniyor o konvoylarla. Kürtler mazlum, tamam. Çok acı çekti, tamam. Çok haksızlığa uğradı, tamam. Her vatandaş gibi sevinir, gösteri yapar, gezebilir, bu da tamam. Ama bu ülke bir iç savaş geçirdi. On binlerce Türk ve Kürt öldü. Bunların acı hatıraları hâlâ ayakta. Kürtler, kendilerine saygı bekledikleri kadar saygı göstermesini de bilmeliler.

 

Diğer Kurtuluş Tayiz Makaleleri:
  1. Erdoğan’ın Diyarbakır ziyareti - 31.08.2010
  2. Bir tabu daha yıkıldı - 27.08.2010
  3. İkinci Habur vakası - 24.08.2010
  4. Konuşmadan mı çözeceğiz - 20.08.2010
  5. Ateşkes ve kalıcı barış - 17.08.2010
  6. Siyasi irade olmadan faili meçhuller aydınlanmaz - 13.08.2010
  7. Yeşil’in sağ kolu sorgulanacak - 10.08.2010
  8. Tahterevalli - 06.08.2010
  9. AKP düşmanlığının gizlediği işbirliği - 03.08.2010
  10. Kargaşa Hali - 30.07.2010
  11. Balyoz ve sahte kahramanlar - 27.07.2010
  12. Darbecilerle hesaplaşan kim - 23.07.2010
  13. Güçlü PKK güçlü ordu demek - 20.07.2010
  14. Kürtlere ‘özel’ ordu - 16.07.2010
  15. PKK’ya karşı yeni savaş programı - 13.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: İlk taş İzmir’den - Kurtuluş Tayiz
03.09.2010 05:38:10