
* ALİ ŞAHİN / Müşerref’in istifasını sadece Pakistan’daki iç siyasi gelişmelerle mi açıklayacağız yoksa Kafkaslar da yaşanan bir dizi gelişmenin bir parçası mı? Bunu zaman gösterecek. Ama enerji kaynakları üzerinde hâkimiyet kurma mücadelesi Türkiye’nin de içinde yer aldığı Orta Asya, Güney Asya ve Kafkaslar gibi geniş bir coğrafyanın başını ilerleyen günlerde daha da çok ağrıtacağa benziyor.
ROJBİN TUGAN* / Evet, ben yabancıyım. Acıma yabancılaşamayan bir yabancıyım. Her ölümle yas tutan bir yabancıyım. Yası tutulmayan ölümlerle parçalanan bir yabancıyım. Ben bu gece ve her gece yas evlerine hapsolan ve oradan çıkamayan biriyim. Size inanamıyorum; nasıl çalarsınız müzik, nasıl insanları halaya çağırırsınız ve keyif satarsınız?
HASAN ÜREL* / İddianamenin kimi eklektik bölümleri bahane edilerek bu yargılamayı sulandırma-bulandırma gayretlerini görüyoruz. Şunu kabul etmeliyiz, bu gördüğümüz buzdağının görünen bir parçasıdır, ama asla ufak bir parçası değildir.
NAMIK AÇIKGÖZ* / İktidarlar, mevcut yasa ile yönetilen YÖK ve üniversitelerde, sadece görevli kişileri değiştirip sistemi olduğu gibi bırakırlarsa, sistemden değil, kişilerden rahatsız olduklarını kabul etmiş olurlar ki, bu da YÖK ve üniversiteleri “ele geçirilecek kale” olarak görmektir.
GÜNEŞ MURAT TEZCÜR* / PKK’nın etkisinin azaltılması öncelikli olarak örgüte katılımların önünün alınmasıyla mümkündür. Bunun gerçekleşmesi ise Türkiye’nin şu ana kadar uyguladığı siyasette ve PKK’yla mücadele yöntemlerinde ciddi ve kapsamlı değişiklikler gerektirmektedir. Örgüte katılımlar sürdükçe ne askerî operasyonlar, ne af kanunları, ne GAP ve benzeri projeler, ne de hükümetin Kürt illerindeki bütün belediyeleri alması Kürt sorununun çözümüne kalıcı katkıda bulunacaktır.
RONİ MARGULİES* / Sosyalist siyaset, halkın iradesi ve talepleri hesaba katılmadan yapılamaz. Sosyalistlerin ileri sürdüğü talepler, anlamsız teorik saptamalar temelinde değil, halkın taleplerinden yola çıkarak belirlenmek zorundadır. Sosyalistlerin öne sürdüğü talepler halkın talepleriyle aynı olmak zorunda değildir, ama ilişkili olmak zorundadır.
ŞENER AKTÜRK* / Kültürel kimlik konusunda Türkiye’nin önünde iki yol var. İlki anayasada ifadesini bulan ama hakikatte tam olarak uygulanmayan, gerçek anlamda etnik farklılıklara eşit mesafede, ayrımcılığa karşı, ama yine de herhangi bir etnik, kültürel grubu veya kimliği tanımayan, desteklemeyen bir devlet. İkincisi, devlet eliyle pozitif ayrımcılığa dayanan, azınlık ve dezavantajlı kabul edilen grupların toplu olarak ve/veya bu gruplara mensup kişilerin birey olarak desteklenmesini içerir.
MEHMET DOMAÇ* / Türkiye’nin, yüzünü Avrupa’ya dönük bir biçimde inşasını hızlandırması, önümüzdeki dönemin temel uğraşlarından biri olmalı. AB sürecini hızlandırma gayreti de, hükümetin demokrasi sınavında en önemli duraklardan biri olacak.
SEYHAN ELMALI* / İşçiler... Kum torbaları kadar değeri olmayan, işten atılma tehdidiyle üstüne vazife olmayan işlere koşturulan işçiler... Sistemin teker teker teker ölmesiyle yetinmediği, üçer beşer ölüme gönderdiği işçiler... Yanı başındaki tersane cinayetlerine gıkını çıkarmayan Başbakanımız, komşu ülkedeki savaşı durdurmaya gidiyor! Sıkın dişinizi vermeyin canınızı...
BERİL DEDEOĞLU* / Artık hiçbir ülkede ‘iç sorun’ olarak tanımlanacak bir durum yok. Her sorun başka halkları ve devletleri ilgilendiriyor ve zaten herkes de herkesle ilgileniyor. Yaşananları Rus-Gürcü savaşı olarak görmek pek mümkün değil. Hiçbir devlet mağlup olacağı kesin olan savaşa delicesine girmez. Belki bu savaşta başka bir savaş vardır.
BÜLENT ARAS* / İran üzerinde uluslararası baskının arttığı bu dönemde Ahmedinejad’ın Türkiye’yi ziyareti İran’ın uluslararası ilişkilerinde sıkışmışlığından bir nebze kurtulması, Batıya ve ABD’ye açılacak yeni bir kanalın oluşması hedefini taşımaktadır. Bu açıdan İran için Türkiye giderek önem kazanmaktadır.
TURGUT TARHANLI* / Güney Osetya’daki gelişme, devletlerin kuvvete başvurma yetkileri sorununu yeniden sert bir biçimde gündeme soktuğu gibi, bu bağlamda kimlik politikalarının tartışılmasını da sağladı. Bunlar devletin şiddet kullanma meşruiyeti ve savaşın insani sınırları.
FUAT KEYMAN* / “Demokrat tavır“, bir “kişilik” ya da “psikolojik bir durum” değildir, ya da “terbiye düzeyi çok düşük ve saldırgan bir tartışma tarzı”nı sürdürenlerin alabileceği bir tavır hiç değildir, tek bir sorunu birincil kılmadan, Türkiye’nin iyi ve adaletli yönetimi için çalışmak, birlikte yaşam ve sosyal adaletli alanları güçlü, her türlü şiddetten arınma iradesinde olan bir Türkiye özlemini yaşama geçirme çabasına katkı vermektir.
SEBGETULLAH SEYDAOĞLU* / Ergenekon yapılanmasıyla sonuna kadar mücadele eden bir siyasi erk ve bu siyasi erki cesaretlendiren, yüreklendiren, harekete geçiren bir muhalefet gerekir. Faili meçhul cinayetlerin faillerinin ortaya çıkarılmasına bu kadar yaklaşılmışken üzerine gidilmelidir. Bu konuda sadece AKP’ye değil, DTP’ye de çok iş düşmektedir.
FARUK TURİNAY* / Putin Gürcistan operasyonunun spesifik/bölgesel nedenlerden kaynaklanmadığının ipuçlarını son demecinde zaten veriyor: “Bölgedeki gerilimin baş sorumlusu Gürcistan’ı NATO’ya dahil etmeye çalışan Batılı devletlerdir.” Yapılan Osetya askerî operasyonu, hiç kuşku yok ki, Putin doktrini adı verilebilecek Rusya’nın yeni vizyon ve planının bir parçasıdır.
BÜLENT ARAS* / Uluslararası aktörlerin, kurumların ve bölge ülkelerinin öncelikli hedefi çatışmayı durdurmak ve çözümü geleceğe taşımaktır. Bu şekilde kazanılacak zaman içerisinde çatışmanın tarafları ve ilgili bölgesel ve uluslararası aktörler çatışmadan çıkarılacak derslerle yaklaşımlarını gözden geçirebilir ve bahsedilen kısır döngüyü bölgenin kaderi olmaktan çıkaracak girişimlerde bulunabilirler.
BİROL AKGÜN* / Rusya artık Batının kendi aleyhine girişeceği her projeyi sineye çekmek yerine aktif karşılık vermeye başlayacaktır. Bu anlamda Osetya, Batı ve Doğu rekabetinde yeni dönemin ilk test alanı olacaktır.
BEKİR ÇINAR* / Türkiye yıllardır terörle mücadele ediyor gözüküyor, fakat aslında yürütülen teröristle mücadele. Teröristler öldürülüyor, yaralanıyor, yakalanıyor, itirafçı oluyor, hapsediliyor. Sonuçta terör örgütleri yenilerini yetiştiriyor ve süreç yenilenerek devam ediyor.
ALİ ŞAHİN* / Türkiye, darbe hesaplarını Ergenekon üzerinden görürken, Pakistan bu süreci General Müşerref’in cumhurbaşkanlığından azli ile işletmeye çalışıyor. Şu anda Pakistan’da yaşanan gelişmelerin adını koymak istersek, bu süreci ülkenin darbe geçmişiyle hesaplaşması olarak adlandırabiliriz.
HÜSEYİN ALADAĞ* / Hiç bir şey, sansürde İran ve Arabistan’la bizi aynı kefeye koymayı mazur göstermez, çünkü burada ne kral var ne de molla; burada demokrasi var. Eğer “yok” diyorsanız eyvallah; ama “Türkiye’de demokrasi tabiî ki var” diyorsanız o zaman da önce uygulamayı görelim lütfen.
ABDULLAH AKYÜZ* / Dış politika bağlamında Obama ve McCain arasındaki en temel fark, diyaloğa verdikleri önem. Obama, diyalog yanlısı bir tavrı ve “değişimi” ön plana çıkarırken, McCain, üslup olarak Bush’tan farklı olsa da, daha tek yanlı ve Amerikan menfaatleri doğrultusunda bir dış politika anlayışını, yani “statükoyu” temsil ediyor.
HÜSEYİN ÇAKIR* / Demokratlık hayatın her alanında ilke olarak yaşanmaya başladığında, statükoculuğun yerini kaos alıyor. Her kafadan bir ses çıkıyor, sürekli değişim dinamiği muhafazakârlığın yerini alıyor.
MURAT KAPKINER* / Gülme, ezberimizde olan mantıksal düzlemi altüst eden mantık dışı söz ya da davranışın sinir sistemimizde yarattığı tahribat. Ve fakat bu, fıtrî, yani doğal bir hadise. Ama sırıtmak yapaydır. Müşkil o ki gülme ile sırıtmanın ayırdına varabilecek miyiz? Ciddiyet ve/veya hüzün ile abus yüzlülük için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Biri insanî ve doğal, öteki yapay. Ciddiyet ya da hüzün, mantığın, sağduyunun kişiyi teyakkuza geçirdiği bir durum ya da hiç değilse bir doğal insan duruşunu anlatır.
Telif Hakkı © 2008 Taraf Gazetesi - Tüm hakları saklıdır. Tasarım ve programlama Sawis Digital Solutions