|
|
HSYK tarafından meslekten atılınca Türkiye’yi AİHM’de mahkûm ettiren Hâkim Arzu Özpınar Taraf’a konuştu: Hakkımdaki iddiaların asılsız olduğunu ispatlamak için bekâret raporu aldım
|
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) 2003’te “fazla makyaj yaptığı, mini etek giydiği ve bir avukatla ilişkisi olduğu” iddialarıyla ihraç ettiği Mersin’in Gülnar İlçesi’nde görev yapan Hâkim Arzu Özpınar, kendini savunmak için ‘bekâret raporu’ almak zorunda kalmış. İhraç kararının ardından işsiz kalan, ailesiyle ilişkileri bozulan Özpınar intihar girişiminde bile bulunmuş.
2003’ten beri hiçbir yerde iş bulamayan Özpınar, şu an geçen yıl kaybettiği babasından kalan öksüz maaşı ile geçinmeye çalışıyor. Dedikodu ve isimsiz ihbar mektuplarıyla meslekten atılan, avukatlık bile yaptırılmayan Arzu Özpınar yaşadıklarını Taraf’a anlattı.
İsimsiz ihbar mektupları
Ankara Hukuk Fakültesi’nden ikincilikle mezun olan Arzu Özpınar’ın henüz 27 yaşında genç bir hâkimken hayatını karartan süreç, son görev yeri Gülnar’da HSYK’ya şikâyet edilmesiyle başladı. Bir davada bazı polisler hakkında mahkûmiyet kararı vermesinin ardından Bakanlığa “Milliyetçi polisler”, “Adliye çalışanları” ve “bir vatandaş” gibi imzalarla gönderilen ihbar mektuplarında Özpınar’ın ‘fazla ruj sürdüğü’, ‘mini etek giydiği’, ‘odasına bir avukatı alıp kapıyı kapattığı’, ‘farklı erkeklerle yemek yediği’ iddia ediliyordu. Şikâyetler üzerine Adalet Bakanlığı’nın, Özpınar’ın meslek hayatındaki ilk soruşturmayı başlatarak görevlendirdiği müfettiş ‘ihraç’ talebiyle hazırladığı raporu HSYK’ya gönderdi.
Her genç kız gibi...
Soruşturmadan bir ay önce terfi alan Özpınar, ardından yaşadıklarını şöyle anlattı: “Mezun olduğum zaman hocalarım kariyerimi akademisyen olarak sürdürmemi istedi. Ancak ben savcı bir babanın kızıydım ve onun gibi aktif görev yapmak istiyordum. O yüzden teklifi geri çevirdim. Önce Erzurum Karaçoban’a, ardından da Gülnar’a tayinim çıktı. Hayatım boyunca unutamayacağım olaylar da bu tayinle başladı.
Annem ve babam boşanmıştı. Annem ve kardeşlerime ben bakıyordum. Bir erkek kardeşim ODTÜ’de okuyordu. 27 yaşında olan her genç kız gibi giyimime kendime özen gösteriyor, makyaj da yapıyordum.
‘Bekaret raporu’ beni yıktı
Hakkımda bir grup polis bakanlığa şikâyette bulunmuş, beni ‘iffetsizlik’ ve ‘namussuzlukla’ suçlamış.
Haberin devamını okumak için tıklayın.