|
|
MİT eski müsteşar yardımcısı Cevat Öneş: Öcalan’la önce askerler görüştü, 2006’dan sonra MİT, Emniyet ve sivil siyaset devreye girdi
|
MİT eski Müsteşar Yardımcılarından Cevat Öneş, PKK’nın İmralı’da hapis cezasını çekmekte olan lideri Abdullah Öcalan ile bugüne kadar yapılan temasların, müzakere değil ancak ateşkesin sağlanması, silahların bıraktırılması yolunda görüşmeler olarak nitelendirilebileceğini söyledi. Öneş, “Çözüm için kapsamlı demokratikleşme stratejisi ve uygulamaları ile silahlı gücün dağdan indirilebilmesi için özel proje üretilmesi gerekir” dedi.
12 Eylül’de yapılacak referandum öncesi MHP ve CHP ile hükümet arasında, “PKK ile müzakereler yapılıyor” iddiasıyla vatan hainliğine kadar varan suçlamalar sürerken, 2005’te MİT’ten emekli olan, demokratikleşme ve Kürt sorununa çözüm yolunda kafa yoran Cevat Öneş, tartışmayla ilgili Taraf’ın sorularını yanıtladı.
Öcalan 1999’da yakalandığı sırada Bakan olan Mehmet Keçeciler, “Devlet de görüştü biz idamı kaldırdık” dedi. Öcalan ile devletin teması nasıl bir seyir izledi?
Öcalan yakalandığında mutlaka sorgusu yapılmıştır, bu aynı zamanda görüşmeyi de ifade eder. Ancak görüşmeler ağırlıklı, İmralı’nın askerin kontrolünde olması nedeniyle asker tarafından yapıldı. Asker uzun süre İmralı’yı kontrol altında tuttu. Askerin emniyet ve MİT ile bilgi paylaşımı sınırlı olmuştur.
Mayısta İmralı’nın kontrolü askerden Jandarma ve Sahil Güvenliğe geçti. Ama her iki silahlı güç de fiilen askerin kontrolünde...
Askerin İmralı’daki devamlılığının henüz etkisini kaybettiğini söylemeyiz.
Öcalan ile pazarlık yapıldı mı?
Öcalan ile yakalandıktan sonra görüşmeler yapılması normal. Kendisinden PKK’ya destek veren yabancı istihbarat örgütleri, yabancı güçlerle yapılan işbirliği ve örgütün illegal yapısı konusunda bilgi alınmıştır. Ama Öcalan ile temasları, müzakere olarak değil görüşme olarak tanımlamak gerekir. Zira kapsamlı bir çözüm planı ve süreci olmadan müzakerelerden bahsetmek mümkün değildir. Ancak devletin halen çözüm için bir proje oluşturamaması bugüne kadar müzakere yapılmadığının göstergesidir. Soruna çözüm arayışları, Demokratik Açılım ile başladı ancak içinin doldurulmadığı ortaya çıktı. Bu projeyle birlikte, parlamentoda katılımcı yapının olmadığı ve siyasi partilerin projeye itirazları, bir çözüm paketinin hazırlanmasının zorluğunu ortaya çıkardı.
Haberin devamını okumak için tıklayın.