|
|
EMİNİMSİ* / 2012’de internette arama ile paylaşım sayısı eşitlenecek. Meali şu; Yıldıray Oğur’un Kürt açılımında Hürriyet’ten istediği “Logondaki Türkiye Türklerindir sloganını kaldır” talebi doğal yollardan gerçekleşmiş olacak
|
Bir blogcu kaleminden gazete eleştirisi. Hem de gazete sayfalarında.
Blogların farkında mısınız ?
Bir blogun diğer sitelerden farkını biliyor musunuz?
Sonsuz bilgi kaynağı internette neredeyse ilk girdiğimiz sayfa, hatalı terimleri dahi düzelterek “bunu mu demek istedin” şefkatinde bize yol gösteren anaç bir arama motoru olan Google’da ulaşmak istediğimiz bilgiye bazen farkında olmadan bloglardan ulaşırız. Hatta Google “şu aradığın şeyi istersen gel bloglarda ara” diyerek bize sevgiyle yol gösterir.
Mesela Wikipedia’da bir bilgiye soğuk bir şekilde ulaşırken, gunesintamicinde.com’da bir web günlüğüyle yaratılmış devasa bir kütüphanenin yanında bu bilgileri hazırlayan öğretmenin günlüğünü de okursunuz.
Çin’e gitmek isteyen bir insanı, turist, bu ülkede yaşayan bir türk blogcunun yazdığı cingunlugu.com’ a girerek sadece vize işlemleri, konaklama gibi standart bilgileri değil, bu ülkenin yemeklerini, taksicilerin, işyeri sahiplerinin, insanların yaşam pratiklerini fotoğraflı videolu tecrübeleriyle anlatmasından faydalanır.
Katalogvari sitelerde elişi tasarımlar arayıp sadece donuk görsellerle karşılaşılırken, Eda Suner’in yapıp okuyucularına sergilediği stildirektoru.com’daki eserlerinin yanında eşiyle bindiği motosikletli fotoğraflarını görür, bir nevi ona misafir olur, blogda yazdığınız yorumlarla sohbete dalar, hatta bazılarıyla ailece görüşmeye başlarsınız. Bloglarlar böyle sıcaktır.
Gazetede okuduğunuz bir yazıyla ilgili köşe yazarına mail atmanız süpermarketteki kasiyerle yapılan soğuk, yapay diyaloga benzerken, blog yazarının yazısına yaptığınız yorum ise bakkal Hüseyin Efendi ile gerçekleştirdiğiniz “ne olacak bu memleketin hali” muhabbeti samimiyetinde olur. Ve tabiat ana bizi bu tercihe doğru yönlendirirken markalar da boş durmuyor, blogları keşfediyor, hatta bu aralar gazetecilerden çok daha fazla önem veriyor. Bu ilgiye de “tabiat doğallığında” bir tepkiyle, Bilişim Muhabirleri Derneği Başkanı’ndan itiraz yükseliyor; -Onları (blogları) medya çatısı altına sokamazsınız...
-Markalar bize daha fazla önem göstermezlerse masaya yumruğumuzu vururuz.
Evet, ağzımızdan baklayı çıkardık, markalar blogculara çok fazla önem veriyor artık. Bütün bu yaygaranın nedeni, evinize gelecek deneme amaçlı cep telefonlarının, yeni çıkan ürünlerin blogcuların evlerine de postalanıyor olması. Diğer ürünler konusunda gazetecilere hak verilebilir fakat, bilişim markalarının bloglara önem vermesi gazetecileri neden kızdırıyor tam anlamış değiliz (örnek ; Turkcell’in blog yazarlarına bir senelik hediye ettiği data paketi).
Bir ilahi kasedi cami önünde mi yoksa Cevahir’in önünde mi daha çok satar? Peki bu hediyeler karşılığında blogcular marka yalakalığı yapıyorlar mı? Çok sıcak bir örnek, bu aralar 30 kadar blogda “TTNet - Çakılan İnternet” adı altında TTNet’e çok ağır eleştiriler yapıyorlar ve bunu herkesle paylaşıyorlar. Acaba bilişim muhabirlerimiz bu eleştirileri kendi köşelerine taşıyabilirler mi ?
Taraf’’ ı özellikle Karamehmet’le ilgili “Ergenekoncell” haberini yaptığı için bir kenara ayırıyorum.
Mesela Genç Siviller’in Turkcell’in lisansının iptali için yaptığı başvuruyu hangi gazete verebildi. Maalesef Zaman gazetesi bile internet üzerinden yayımladığı bu haberi bir saat sonra kaldırdı.
Büyük puntolarla şunu bil, bunu bilmene gerek yok hegemonyasından, her şeyi bil, özgürce paylaş dünyasına, blog dünyasına hoşgeldiniz. Ve gazeteci arkadaşlarıma Google’dan kötü bir haber; 2012 yılında internette arama ile paylaşım sayısı eşitlenecek. Bugün internetten bir milyar arama yapılıp beş yüz milyon paylaşım yapılıyorsa, 2012 yılında sayılar eşitlenecek.
Meali şu; Yıldıray Oğur’un Kürt açılımında Hürriyet’ten istediği “Logondaki Türkiye Türklerindir sloganını kaldır” talebi, 2012’de doğal yollardan gerçekleşmiş olacak. Hürriyet diye birşey kalmayacak.
Ben bazılarımızın 2012’de yapacağını şimdi yapmaya gidiyorum, sunipeyk friendfeed’de feedlemiş, Ömer Enis de onun
feedini like lamış.
Ben blogger, bir arkadaşıma baktım ve çıktım, sevgilerle (:
Blog Yazarı* / eminimsi @gmail.com