Günümüzün en provakatif düşünürlerinden biri olan Slavoj Zizek, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki iki günlük konferansına Türkiye-Avrupa ilişkisi hakkında çarpıcı sözlerle başladı. Zizek “Türkiye AB’ye girmeli. Ama kibirli Avrupalıların testlerini geçtiği için falan değil, Avrupa’nın kendisi bir krizde olduğu için” dedi.
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’yle Encore Yayınları’nın birlikte düzenlediği iki günlük Post-İdeolojik Dünyada İdeoloji başlıklı konferans dün Boğaziçi Üniversitesi’nde başladı. Slovenyalı düşünür Zizek “Siz Türkleri ilk defa 9-10 yaşındayken keşfettim. 16. yüzyılın sonlarında Batı Avrupa feodal ordularla uğraşırken sizin en modern orduya sahip olduğunuzu öğrendim. O gün bugündür sizin tarafınızdayım” dedi. Avrupa’nın ikiyüzlülüğünün Türkiye’yle ilişkilerinde açıkça görülebileceğini söyleyen Zizek, Avrupa’nın kendisini tanımlamakta güçlük çektiğini o yüzden de Türkiye’yle ilgili, travma halinde olduğunu söyledi. Zizek, “Eski Yugoslavya ülkelerinin hepsi Avrupa uygarlığını kendisiyle başlatır, komşusunu ilkel sayar. Avusturya için Balkanlar karışıktır, Almanya içinse Avusturya. Şüpheci İngilizlere gelince, onlar için tüm Avrupa eski bir Osmanlı İmparatorluğu’dur. Avrupa’nın ne olduğu tam belli değil. Uyanmak için bir tekmeye ihtiyacı var. Belki o tekme de İstanbul’dan gelir“ dedi.
Zizek konuşmasının geri kalan kısmında sinemadan ve gündelik hayat patriklerinden yola çıkarak ideolojinin nasıl kurulduğunu ve işlediğini anlattı. Zizek, “Bugünkü dünyada bir ürüne para öderken aslında bir yaşam tarzını satın alıyoruz. Starbucks kahvesini alırken etik ticarete önem veren bir insan imajını satın alıyorsunuz” diye konuştu.
İsrailli sinemacı yazar Udi Aloni’nin de katılacağı konferansın bugünkü bölümünde ise Aloni’nin filmlerinden yola çıkılarak İsrail-Filistin meselesi bağlamında din, laiklik politika konuları ele alınacak.