1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:53
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Cihan Aktaş SINIR YAZILARI 28.09.2009
Cihan Aktaş
Nişanyan’ın tahammülfersâ üslubu
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Cihan Aktaş - Nişanyan’ın tahammülfersâ üslubu Cihan Aktaş - Nişanyan’ın tahammülfersâ üslubu Cihan Aktaş - Nişanyan’ın tahammülfersâ üslubu Cihan Aktaş - Nişanyan’ın tahammülfersâ üslubu Cihan Aktaş - Nişanyan’ın tahammülfersâ üslubu Cihan Aktaş - Nişanyan’ın tahammülfersâ üslubu Cihan Aktaş - Nişanyan’ın tahammülfersâ üslubu Cihan Aktaş - Nişanyan’ın tahammülfersâ üslubu
Cihan Aktaş köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Sevan Nişanyan, yazılarını takip etmeye çalıştığım bir yazar. Çünkü ben de dil alanında özel bir eğitim görmemiş her yazar gibi, dil üzerine, kelimelerin ve kavramların kökenleri, temsilleri üzerine yazılan yazılarla ilgileniyorum. Etnografya ayrıca ilgi duyduğum bir bilim. Nişanyan esasında bir etnograftan çok etnolog gibi yazıyor. Germaine Tillion’un bu iki meslek erbabı arasındaki ayrımı anlatırken belirttiği gibi: Etnografya diğer insanbilimlerinden farklı olarak arşiv bilgileriyle, istatistiklerle, kaynak toplamakla yetinmez; sorularını metinlere değil, yaşayan insanlara sormak durumundadır. Dolayısıyla önce kendisinin sorulan sorulara cevap vermesi, açıklaması, kendi kendini anlatması ve eğer iyi anlamak istiyorsa, iyi anlaşılmak için çaba göstermesi gerekir.

Etnograf insanların nefesiyle ilgilenir, bakışlarıyla, yüzlerindeki çizgilerin diliyle... Etnolog ise masa başında göz göze gelmediği insanlar hakkında çıkarımlarda bulunmak üzere etnografların çalışmalarını yorumlar, bu çalışmalardan sonuçlar çıkartmaya çalışır.

Taraf
’ı internetten izlediğim dönemlerde ancak ertesi gün okuyabiliyorum. Sağolsunlar, Nişanyan’ın pazartesi günü Taraf’ta yayımlanan yazısından haberdar etti beni gazetemizin okuyucuları. “Sansür” başlıklı yazı, hele bir de bayram günlerinde yayınlandığı hesaba katılırsa, yaşadığı toplumun hassasiyetleri konusunda bir aydından beklenilebilecek asgari bir saygıdan yoksundu. Ateist olarak dinî konuları elbet tartışırsınız, hatta dinî konular bazen dindar bir kişilikten daha çok ateist bir kişiliğin zihnini meşgul edebilir. Fakat, sizi bir muhatap olarak görmeyi mümkün kılan, ayrıca kendi bakış açınızla dahi karşınızdaki insanların iyiliğini ve mutluluğunu temenni ettiğinizi gösteren bir diliniz olmalı ki sesinize ses verilsin. Özgürlük en kolay anlaşılma biçimiyle diline geleni dışavurmayı gerektirir. İnanan insanların duyguları rencide edilmeden de var edilebilir, hassasiyeti yüksek bir değerdir özgürlük.

Neticede ideolojiler ve ütopyalar gibi dinler de eleştirilebilir, uygulamada gösterdikleri problemlerle birlikte. Ateistlere hayatın anlamı konusunda tevhidi bir dinin getirdiğine benzer bir açıklama getirme başarısını kazandırmıyor yine de bu imkân... Binlerce yıldan bu yana dünyayı dolaşan ve insanların anlam dünyasında yer tutan simgelerin ve hikâyelerin vahiyle ilişkili olmadığını da iddia edemez hiç bir etnolog.

Kısmen mitolojilere ait figür ve semboller, kavram ve olgularla bütünleşirken hayatın içinde olma özellikleriyle mitoloji-dışı bir hayatiyet kazandırılarak yeniden üretilirler. Bu semboller veya anlatılar Arap coğrafyasıyla da sınırlı değildir üstelik, Hıristiyan-Yahudi kültürü tarafından biçimlenmiş bütün Batı medeniyetini kuşatmıştır.

Nişanyan’ın yaptığı ne “köhne” bulduğu bir yapıyı sökme işlemi, ne de bir eleştiri. Aynılık duraganlığı getirir. Farklı ses, kendinizde olanı yeniden ve tazelenerek anlamaya zorlar sizi. Şu var ki, Nişanyan’ın değinmeleri veya inançların, ayinlerin kökenine doğru gerçekleştirdiği kazıma işlemlerinin üslubu, karşıtını ya da okurunu geliştirmeye, birlikte gelişmeye çağırma niyetinden fersah fersah uzak.

Şu da var ki Taraf gazetesi dil ve üslubu konusunda okuyucularında yüksek bir beklenti oluşturmuş bir gazete. Nişanyan’ın Tevhidi dinlerin bağlılarını alaycı bir dille saçma sapan masallara inanan, bu masalların ögelerini de kutsallaştıran cahil kitleler olarak resmeden anlatımı, bu gazetenin okuyucusunun aşina olduğu dil ve üslubun çok uzağında.

Nişanyan’ın yazılarında kendini gösteren aşağılayıcı ve küçümseyici, yüreği ve kişisel hikâyeleri hiç hesaba katmayan pozitivist ses o denli işlemiş ki Türkiye’nin aydın varlığının benliğine, en hassas söyleşme zeminlerinde bile kendini hatırlatıyor.

Dindar münevverler “ortaçağ” denilen dönemlerde bile farklı seslere tahammüllü olduğu ölçüde, ateistlerle verimli bir tartışmayı paylaşmayı bilmişlerdir. Bu tartışmaların bazen camilerde sürdürüldüğünü de kaydeder tarih.

Yazarken ya da söyleşirken nezih bir dil tutturamıyorsak eğer, ne kadar çok şey biliyor olursak olalım, tahammülü mümkün kılan bir kültürün yükselmesine katkıda bulunacak bir olgunluk ve duyarlılıktan yoksunuz demektir.


Yıldıray Oğur’a tebrikler...


Taraf
’ın çalışkan yazıişleri müdürü ve sevilen yazarı Yıldıray Oğur’un nikâh davetiyesi hoş bir Taraf uyarlaması. Nişanlısıyla da birbirlerine çok yakıştıklarını gösteriyor, davetiye fotoğrafı. Mutlu çifti tebrik ediyor, iki cihan saadeti diliyorum Allah’tan.


Hilâl Kaplan hoş geldi...


Hilâl Kaplan akıcı bir kaleme sahip bir yazar ve anlatacak çok şeyi olan bir aktivist. (Ayrıca kadim arkadaşım Seher Öğüt’ün gelini olduğu için de değerli benim için.) Yazı hayatını bundan böyle Taraf’ta sürdürecek olan Hilâl’e iyi dileklerimi iletmek istiyorum.

 

Diğer Cihan Aktaş Makaleleri:
  1. CHP ve İran tarzı başörtüsü - 30.08.2010
  2. Hrant Dink ve annem - 23.08.2010
  3. Oruç misafiri - 16.08.2010
  4. Negatif ayrımcılık her yerde - 09.08.2010
  5. “KUZEY” VE İŞKENCE - 02.08.2010
  6. Çoban ve referandum - 26.07.2010
  7. Sinemanın Bosnalı kadınlara borcu - 19.07.2010
  8. Dağ yolcusunun dersleri - 12.07.2010
  9. Öğrenme yolları ya da Angelika - 05.07.2010
  10. Kürt meselesinde özeleştiri zamanı - 28.06.2010
  11. Bir yerin bir insana dönüşmesi - 21.06.2010
  12. Sahnede utanma sebebi, çocukla - 14.06.2010
  13. Bu çağın kahramanlığı - 07.06.2010
  14. Kalabalıkların yürüyüşü, nereye... - 31.05.2010
  15. İran’ı dünyadan yalıtmak - 24.05.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Nişanyan’ın tahammülfersâ üslubu - Cihan Aktaş
03.09.2010 05:53:34