1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:21
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 13.11.2009
Ahmet Altan
Muhalefet ve insanlık
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Muhalefet ve insanlık Ahmet Altan - Muhalefet ve insanlık Ahmet Altan - Muhalefet ve insanlık Ahmet Altan - Muhalefet ve insanlık Ahmet Altan - Muhalefet ve insanlık Ahmet Altan - Muhalefet ve insanlık Ahmet Altan - Muhalefet ve insanlık Ahmet Altan - Muhalefet ve insanlık
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Kürt sorununun barışla çözülmesine, yirmi beş yıldır süren savaşın sona ermesine, Kürtlerin eşit vatandaşlar olacağı demokratik bir yapının kurulmasına baştan beri karşı çıkan CHP, bu sorunun “nasıl çözüleceği” hakkında bir açıklama yapmıyordu.

Sonunda baklayı ağızlarından çıkardılar.

“Çocuklar ölmesin, analar ağlamasın” diyenlere cevap veren Onur Öymen, “Dersim isyanında analar ağlamadı mı” diye sordu.

Öymen’e göre orada da analar ağlamış ama kimse “annelerin gözyaşlarına aldırmamıştı”, doğru olan da buydu.

İnsanlar ölmeli, anneler de ağlamalıydı.

Öymen, ardından bir açıklama daha yaptı.

Sözlerinin arkasında olduğunu söyleyen Öymen, AKP’nin bu barış açılımına “Atatürk’ün bazı sözlerini” dayanak yaptığını vurguladı.

Dayanak yapıldığı ileri sürülen söz şu meşhur, “yurtta sulh, cihanda sulh” lafı.

Öymen’in de karşı çıktığı bu.

Atatürk’ün Dersim meselesini “yurtta sulh” ilkesiyle çözmediğini, Atatürk’ün “terör örgütleriyle müzakere yöntemini” benimsemediğini söylüyor.

“Atatürkçü” bir parti olarak da Kürt meselesinde “Atatürk’ün yöntemini” tercih ediyorlar.

Atatürk nasıl çözmüş peki Dersim sorununu?

Ayşe Hür’ün bir daha yayımladığımız yazısında sorunun nasıl “çözüldüğünü” ayrıntılarıyla okuyacaksınız.

Ben o yazıdan, o dönemde Genelkurmay Başkanı’na yazılan bir rapor bölümünü alacağım önce:

“Dersimli okşamakla kazanılmaz. Silahlı Kuvvetlerin müdahalesi Dersimliye daha çok tesir yapar ve ıslahın esasını teşkil eder. Dersim evvela koloni gibi nazarı itibara alınmalı. Türk camiası içinde Kürtlük eritilmeli, ondan sonra ve tedricen öz Türk hukukuna mazhar kılınmalıdır.”

Ülkenin bir bölümü olan Dersim “koloni” gibi görülecek, Dersimliye iyi davranılmayacak, silahla müdahale edilecek.

CHP’nin de aklına yatıyor bugün bu yöntem.

Dersim yerine şimdi çok daha geniş bir bölgeyi “koloni” olarak göreceğiz, bütün Güneydoğu “koloni” olacak.

Peki, daha sonra bu Güneydoğu “kolonisine” Atatürk yöntemiyle ne yapacağız?

Atatürk’ün Dersimlilere yaptığını.

Atatürk’ün, CHP’nin çok hoşuna giden yönteminin ayrıntılarını da o günlerde Dersim’de görevli olan İhsan Sabri Çağlayangil anlatıyor.

“Mağaralara iltica etmişlerdi. Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların kapısının içinden. Bunları fare gibi zehirledi. Yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler. Kanlı bir hareket oldu. Dersim davası da bitti.”

“Fare” gibi zehirlemişler, “Kürtleri yediden yetmişe” kesmişler.

CHP’nin beğendiği yöntem bu.

“Terör örgütleriyle müzakere etmeyen” Atatürk gibi davranılmasını istiyorlar.

Artık bu ülkede sahtekârlıklara, demagojilere, yalanlara, çarpıtmalara boş verip açıkça konuşmamız gerekiyor.

“Biz Atatürkçüyüz” diyen insanlar, Onur Öymen gibi Atatürk’ün bu tarz “çözümlerini” tercih etmemizi mi savunuyorlar?

“Atatürkçü” olmak, Atatürk’ün yaptığı her şeyi doğru bulmak ve bugün aynen tekrarlamak anlamına mı geliyor?

Tarihî bir figürü, “yurtta sulh, cihanda sulh” sözleriyle hatırlamayı tercih eden insanlara, “o sözleri unutun, siz Dersim katliamını örnek alın” demek mi Atatürkçülük?

Atatürk, Dersim’de katliam yaptı diye şimdi de Güneydoğu’da katliam mı yapılsın?

Öymen belki unutuyor ama “bazı Atatürkçüler” bunu zaten denediler, 17 bin kişi sokaklarda vuruldu Güneydoğu’da, kırk bin kişi dağlarda öldürüldü.

Daha kaç bin kişinin öldürülmesi gerekiyor?

“Yediden yetmişe Kürtleri kesmek” mi Atatürkçülerin savunduğu yöntem?

Atatürk büyük başarıları olan, çok da büyük hatalar yapan bir liderdi, onu kendi yaşadığı şartlar içinde soğukkanlı bir şekilde tartışmak en doğrusudur ama siz alır Atatürk’ü bugünkü “kanlı çözüm önerilerinize” alet ederseniz, Atatürk’ü çok hırpalanacağı bir tartışmaya sokarsınız.

Eğer “Dersim katliamını” çok doğru buluyorsanız niye okullarda o katliamı değil de “yurtta sulh, cihanda sulh” lafını öğretiyorsunuz?

CHP, akıl ve vicdan çizgisinden, insanlığın ortak adalet duygusundan kopmuş gözüküyor.

Nedenini anlayamadığımız bir çıldırma hali bu.

İnsanlıktan, akıldan, vicdandan nasibini almış hiç kimsenin CHP’nin önerilerine alkış tutacağını sanmıyorum.

Ama asıl sesi çıkması gerekenler bence samimi “Atatürkçüler”.

Kürtlerin “yediden yetmişe” öldürülmesini çözüm önerisi olarak dile getiren bu tuhaf ve hastalıklı yaklaşıma Atatürkçüler ne diyor?

Destekliyorlar mı bu öneriyi?

Sanırım buna artık açık bir cevap vermeleri gerekiyor.

İçi boş hamasi laflar, sonunda CHP gibi partilerle Öymen gibi insanlara “katliam önerileri” yapmanın yolunu açıyor çünkü.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Muhalefet ve insanlık - Ahmet Altan
03.09.2010 06:21:08