1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:18
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 25.11.2009
Ahmet Altan
Kafesteki medya
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Kafesteki medya Ahmet Altan - Kafesteki medya Ahmet Altan - Kafesteki medya Ahmet Altan - Kafesteki medya Ahmet Altan - Kafesteki medya Ahmet Altan - Kafesteki medya Ahmet Altan - Kafesteki medya Ahmet Altan - Kafesteki medya
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Medyadaki bazı kalemler huzursuzlanmaya başlayarak, “Kafes haberini ister veririm ister vermem, sana ne” demeye başladılar.

O kadar basit olduğunu sanmıyorum.

Çünkü cevabını bulmamız gereken temel bir soru var.

Türkiye’deki darbelerde ve cuntacılık faaliyetlerinde “medyanın” rolü ne?

Bu sorunun cevabını bulmak, Türkiye’nin kilidini çözmek anlamına gelecek.

Medya darbelere yardım etti mi, etmedi mi?

Darbeciler medyadan destek gördü mü, görmedi mi?

Medyanın desteği olmasaydı 28 Şubat olur muydu?

28 Şubat döneminde Taraf gibi bir gazete olsaydı, cuntacılar 28 Şubat’ı gerçekleştirebilirler miydi?

Eğer o günlerde Taraf gibi bir gazete olsaydı Aczmendiler, Fadime Şahin, andıçlar meselesi derinliğine incelenir miydi, incelenmez miydi?

Darbecilerin, cuntacıların medyayla ilişkileri neler?

Medya, darbecilerle cuntacılara ait bazı gerçekleri saklıyor mu?

Şimdi, o korkunç Kafes planının birçok gazetenin görmezden gelişine bir de bu soruların ışığında bakmak gerek.

Medyanın hangi haberleri yayınlayıp yayınlamadığı, bütün ülkenin kaderini belirliyor.

Eğer gazeteler, cuntacılara ait haberleri saklıyor ve “cuntacıların” istediği haberleri büyütüyorsa, “medyanın” bu ülkenin en büyük sorunlarından biri olduğu ortaya çıkar.

Eğer bu ülkede darbelerin ve cuntaların üstüne gitmek, onları hayatımızdan çıkarmak istiyorsak, projektörleri önce medyanın üstüne çevirmeliyiz.

Medyanın desteğine güvenmeden hiç kimse cunta kuramaz, darbe hazırlığı yapamaz.

O darbelerin alt yapısını medya hazırlıyor çünkü, cuntaların ayak izlerini de gene aynı medya siliyor.

Kafes planındaki sessizlikleriyle bence çok kötü yakalandılar.

Bir gazete değil, iki gazete değil, üç gazete değil... Bunların hepsinin yöneticileri de mi Kafes planına “inanamadı”, Kafes planında bir haber değeri görmedi?

Bütün ülkeyi altüst edecek, çocukları öldürecek bir cuntadan bahsediyoruz.

O cuntanın üyeleri olduğu söylenen insanlar hâlâ görevde.

Dünyanın hangi ülkesinde televizyonlarla gazeteler bunu görmezden gelebilir?

Poyrazköy’den çıkan “silahları” nasıl izah edeceksiniz, Koç Müzesi’nde bulunan bomba için ne diyeceksiniz?

Biz gazeteci olarak bunlar ilginizi çekmiyor mu?

Bütün dünyadaki gazetelerin ve gazetecilerin ilgisini çekecek bir haber Türkiye’de bazı gazetelerin “ortak ilgisizliği” ile karşılanıyorsa bunun nedenini merak etmek bu ülkede yaşayan herkesin hakkıdır.

Kafes planı, bir cinayet ya da yolsuzluk haberi değil, bütün ülkenin geleceğini karartmayı, katliamlar gerçekleştirmeyi amaçlayan, bunun için silahlar hazırlayan, hazırladığı silahların önemli kısmı yakalanan bir cuntanın operasyon planı bu.

O cuntanın planında adı geçen insanlar hâlâ görevde.

Üstelik daha da beteri, o cuntaya ait olduğu söylenen silahlar bulunduğunda Genelkurmay Başkanı bir açıklama yaparak bu silahları “boru” diye niteleyip ve bunların TSK’ya ait olmadığını söylemişti.

O “boruların” orduya ait olduğu bir hafta içinde anlaşıldı.

Genelkurmay Başkanı’nın bilerek yalan söylediğini sanmıyorum, demek ki Genelkurmay Başkanı’nı bile kandırabilecek, ona yalan söyletebilecek bir güçten bahsediyoruz.

Böyle bir güç medyanın ilgisini çekmez mi?

“Sessiz medyanın” içindeki dürüst kalemler de yazılar yazıyorlar, kendi mesleki namuslarının gereğini yerine getiriyorlar, bu planla ilgilenilmesi gerektiğini söylüyorlar.

Medyanın bu “işlerdeki” rolünü açıkça görmeliyiz.

Bu işin “manivelası” medya.

Bütün televizyonları ve gazeteleriyle bu medyanın verdiği ve vermediği haberlere bakın.

Dünyanın bütün ülkelerinde haber olacak “haberleri” vermeyen gazetelerle televizyonlar varsa onlardan şüphe edin.

Onlara hep birlikte “cunta haberlerini neden saklıyorsunuz” diye de sorun.

Hrant Dink’i “birkaç varoş çocuğunun öldürdüğüne”, Danıştay cinayetini bir “dincinin” işlediğine o kadar çabuk ve o kadar rahat inanıyorlar da, iş, üstelik de belgeleriyle ortaya çıkan bir “cuntaya” gelince “inanmakta” neden böyle büyük bir zorluk çekiyorlar?

Bu medya, televizyonları ve gazeteleriyle gerçekleri halkından gizliyor.

Medyanın dürüst insanları bu oyunu bozacak, bu oyun bozulduğunda bu ülkede cuntacılık bitecek, buna emin olun.

Medya dürüst ve demokrat olduğunda, kimse “faili meçhullerle” adam öldüremez, devletin içinde gizli çeteler kuramaz, hukuku çiğneyemez, cunta kuramaz.

Medyanın “suç ortaklığını” üstlenmediği bir ülke “temiz” bir ülke olur.

O “temizliği” istemek de bizim en doğal hakkımız.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Kafesteki medya - Ahmet Altan
03.09.2010 06:18:09