1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:01
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 22.07.2009
Ahmet Altan
Devlet nasıl yenildi?
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Devlet nasıl yenildi? Ahmet Altan - Devlet nasıl yenildi? Ahmet Altan - Devlet nasıl yenildi? Ahmet Altan - Devlet nasıl yenildi? Ahmet Altan - Devlet nasıl yenildi? Ahmet Altan - Devlet nasıl yenildi? Ahmet Altan - Devlet nasıl yenildi? Ahmet Altan - Devlet nasıl yenildi?
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Silahla olmadı bu.

Sadece PKK’nın “var olması” yetti devletin yenilmesine.

Aslında PKK’nın devleti silahla yenmesi mümkün değildi.

Devlet, devlet gibi durmayı becerebilseydi böylesine ağır bir yenilgiye uğramazdı.

Ama bizim devletin bütün “bozuklukları”, PKK’nın başlattığı Kürt savaşıyla birlikte gün yüzüne çıktı.

Kendini “ağa”, halkı da “yanaşmalar” olarak gören bir anlayışın sonucu olarak geldi bu yenilgi.

Bir “yanaşmanın” her türlü talebini “küstahça bir saygısızlık” gibi gören bizim “ağa devlet”, Kürtlerin istekleriyle karşılaşınca tam bir “asabiyete” kapıldı.

Çok haklı, çok yerinde olan bu istekler, işin içine hiç silah karıştırılmadan çözülebilirdi.

Ama 12 Eylül denilen o korkunç felaket, Kürtlerin mırıltı halindeki isteklerine bile tahammül edemedi.

Bir ölüm makinesi gibi saldırdı o insanların üstüne.

Diyarbakır hapishanesi, Kürtleri “öfkeden ve acıdan” çıldırtmak için sanki bilinçli bir şekilde kullanıldı.

O hapishanede öyle acılar yaşattılar, öylesine korkunç işkenceler yaptılar, insanları öylesine aşağıladılar ki Kürtlere “dağlara gitmekten” başka yol bırakmadılar.

Kürtler silaha sarılınca da devlet zıvanadan çıktı.

Bu isyanın nedenini hiç düşünmedi, bir çözüm yolu aramadı, insanların şikâyetlerine kulaklarını tıkadı, isteklerini elinin tersiyle itti.

Onların “Kürt” olduğunu bile inkâr etti.

Tek bir amaç seçti kendine.

İsyanı ne olursa olsun bastırmak.

“Bunun başka bir çözüm yolu var mıdır” diye bakmadı bile.

PKK’nın çok sağlam bir halk desteği vardı, dışardan da destek buldu.

Devlet, PKK’yı silahla yok etmeyi, isyanı bastırmayı beceremeyince kendisi için büyük yenilginin yolunu açan hatayı yaptı.

Bütün kurumlarıyla birlikte “hukukun” dışına savruldu.

Bugün Güneydoğu’nun neredeyse her yanından öldürülmüş insanların kemikleri çıkıyor.

Bu korkunç katliamı devletin görevlileri işledi.

Devlet, oralarda görevlendirdiği subaylarını birer “katile” çevirdi.

Hukukçularını “cinayetin suç ortağı” yaptı.

Siyasetçilerini, “cinayet teşvikçileri” haline getirdi.

Polisini “işkenceci” olarak kullandı.

Hukukun ve yasanın bekçisi olması gereken devlet hukukun dışına çıkınca, o koskoca örgüt bir çeteye dönüştü.

Susurluk çetelerini, Ergenekon’u düşünün.

Mafyayla yapılan işbirliklerini, cinayetleri, uyuşturucu kaçakçılıklarını, haraç çatışmalarını düşünün.

Zaten sakat bir biçimde kurulmuş olan devlet, “devlet” olma işlevini yitirdi.

“Suç özgürlüğü”, kanserli bir hücre gibi girdiği devletin bünyesinde büyüdükçe büyüdü, bütün yapıları kemirdi.

Etleri döküldü devletin.

Bugünkü haline geldi.

Anayasa Mahkemesi’nin bile anayasayı çiğneyebildiği bir ülkeyiz.

Adlî Tıp, Cumhurbaşkanı’nın bile dikkatini çekecek kadar tuhaf işler yapıyor.

Devletin içinde JİTEM denen ve varlığı sürekli inkâr edilen bir cinayet örgütü var.

Bu yapısıyla, bizim devlet, bir devlet değil artık.

Zaten PKK karşısında yaşadığı büyük yenilgi de bu işte...

Artık devlet olmaması.

PKK’yı hukuk dışı yollarla yok edeceğim derken, kendini, meşruiyetini, varlık nedenini yok etti.

PKK hâlâ duruyor.

Ama bizim devlet kalmadı.

Şimdi bu devletin yeniden kurulması gerekiyor.

Anayasa Mahkemesi’nin anayasaya saygılı olduğu, subayların sadece askerce işler yaptığı, polisin asayişi sağladığı, devletin halkın isteklerine saygı gösterdiği, insanlarına hizmet ettiği bir devleti yeniden inşa edeceğiz.

Devletin “ağalığı” bitti.

Bu halk da “yanaşma” değil artık.

Devletin büyük yenilgisi, aslında çoktan yaşamamız gereken bir dönüşümün yolunu açtı.

Devletin ve halkın rolleri yeniden belirleniyor.

Hâlâ eski alışkanlıklarını sürdürmek isteyen, “ağalık” taslamaya uğraşan birileri var tabii ama onların gücü bu ucubeyi insanlara bir “devlet” olarak kabul ettirmeye yetmiyor.

Yeni bir devlet kurabilmek için önce Kürtlerle barış yapılacak.

Sonra devlet, bu ülkenin asıl sahibi olan halkı, “türbanlı türbansız”, “sağcı solcu”, “Sünni Alevi” diye ayırmaktan vazgeçecek.

Geçmiş günahlar bir bir ortaya çıkacak, suçlular yargılanacak, devlet ve toplum ciddi bir özeleştiri yapacak.

Sonra yeni bir devletimiz ve yeni bir toplumumuz olacak.

Bir daha hiçbir vatandaşını “silaha sarılmak” zorunda bırakmayacak, onlara işkence etmeyecek bir devlet kuracağız.

Sakat bir devletin yenilgisi, gürbüz bir toplumun doğuşuna yol açacak.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Devlet nasıl yenildi? - Ahmet Altan
03.09.2010 06:01:45