1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:32
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 03.02.2010
Ahmet Altan
Değişecek...
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Değişecek... Ahmet Altan - Değişecek... Ahmet Altan - Değişecek... Ahmet Altan - Değişecek... Ahmet Altan - Değişecek... Ahmet Altan - Değişecek... Ahmet Altan - Değişecek... Ahmet Altan - Değişecek...
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Bazen “sosyal değişimler”, doğanın değişimi gibi insan iradesiyle önlenemez hale gelir.

Nasıl yağmuru, kar yağışını, güneşin açmasını engelleyemezseniz bu tür sosyal değişimleri de engelleyemezsiniz.

Anlaşılıyor ki Türkiye öyle bir noktaya geldi.

Dünyadaki büyük değişimler, Türkiye’de sermayenin yapısındaki kaymalar, teknolojik patlamalar, insanlığın yeni bir çağa doğru yol alması, ülkede biriken sıkıntıların taşınamaz hale gelmesi ve medyanın “özgür” mecralara kavuşması bu büyük dönüşümü kaçınılmaz kıldı.

Rezilce iftiralar, yalanlar, küfürler, bu büyük hareketliliğin yanında sıçan kuyruğu gibi kalıyor, “kullanışlı” medyanın çaresiz alçaklıkları, sadece bu alçaklıklara imza atanların kişisel tarihlerini biraz daha kirletmekten başka işe yaramıyor.

Bu tür zavallılar medyada hep vardı, medyanın yapısı da buna uygundu ama gerçekleri yazan gazeteler çıktıktan sonra bu çapsız kıvranmalardan, gerçekleri yazan yazarların ailelerine, eşlerine iftiralar atıp küfretmelerinden bir sonuç çıkma ihtimali kalmadı.

Onlar yalanlarını yazarlar.

Biz de doğruları yazmayı sürdürürüz.

Balyoz belgeleri karşısında dilleri kulaklarına kaçan, gözleri körleşen tıynetsiz güruh sanıyor ki alçakça yalanlarla hedefi saptırabilirler.

Saptıramazlar.

Onlar ne söylerse söylesin insanlar onlara hep aynı soruyu sorarlar.

“Balyoz belgelerine ne diyorsun?”

Zaten, bütün sistemin büyük bir değişim noktasına doğru yaptığı son sıçramanın önünü Balyoz planları açtı.

Binlerce sayfa “fişleme” bulunuyor o belgelerde, renkli powerpoint sunumlar, harekât emirleri, konuşmalar bulunuyor.

Ordunun içinde birilerinin EMASYA planlarını, içtüzük maddelerini nasıl kötüye kullanabildiği, nasıl bir bölüm generalin aklını darbeye taktığı Balyoz belgeleriyle iyice ortaya çıktı.

Başbakan Erdoğan dün, “Balyoz Planı’nın yargıya gitmesinin umut yarattığını” söylerken Deniz Baykal’a da seslenerek, “bu darbe sadece AKP’ye karşı değil demokrasiye karşıdır” dedi.

Baykal’ın ve darbenin “kullanışlı” medyasının “darbeyi önemsizleştirme girişimleri”, ülkenin demokrasi ihtiyacının güçlenmesi nedeniyle bir işe yaramıyor zaten.

Balyoz Planı, çoktan dolan bir barajın kapaklarını açtı, şimdi geçmiş bütün kiriyle ortaya çıkıyor ve neden temizlenmemiz gerektiğini bize açıkça gösteriyor.

12 Eylül’ün askerî anayasasının fersudeliği, sistemin muhafızlığını yapan bir kısım hukukçunun arkasına sığındığı arkaik yasaların gereksizliği, siyaseti dar bir alana sıkıştıran yapının çürümüşlüğü herkes tarafından fark edilir hale geliyor.

Artık bu ülkenin büyük bir değişimin eşiğinde durduğu hissediliyor.

Birçok insanın “olumlu değişimlerin” AKP iktidarında gerçekleşmesinden rahatsızlık duyduğunu görüyoruz.

Bu insanlar, AKP’den hoşlanmadıkları için onun değişimleri gerçekleştirerek “güçlenmesinden” rahatsız oluyorsa, yapacakları iş, değişimleri önlemeye çalışmak gibi sonuçsuz bir itişmeye girmek değil, değişimleri AKP’den de fazla sahiplenmektir.

Siyaset sahnesinde kimse AKP’yi, “değişimlere karşı çıkarak” geriletemez.

Ama Neşe Düzel’le konuşan Mustafa Erdoğan’ın o çok etkileyici sözlerinde açıklığa kavuşan muhalif çizgiyi benimsemek, AKP’yi “değiştirdiği” için değil, “yeterince değiştirmediği” için eleştirmek bir muhalefeti güçlendirebilir Türkiye’de.

Ancak bu çizgi, gerçek bir muhalefeti yaratır.

Sürekli darbelerden yana çıkan, Ergenekon örgütünü savunan bir muhalefetin gidebileceği bir yer yok, değişimin bu tür bir muhalefeti de siyaset sahnesinden sileceğini bir iki seçim sonrasında görür bu ülke.

Türkiye, muhalefetsizlik ve gerçek bir medyanın olmayışı nedeniyle çok kötü, çok acı, çok vahşi olaylar yaşadı.

O olaylardan birini bugün manşetimizde de okuyacaksınız.

Poşu taktığı için askerler tarafından yakalanan ve kurşuna dizildikten sonra cesedi mayınla havaya uçurulan Kürt çobanın korkunç hikâyesi size yaşadığınız ülkede neler olduğunu da anlatacak.

Öyle bir ülke, öyle bir anlayış artık bu çağda varlığını sürdüremez.

Kürtleri yakalayıp yakalayıp öldüren bir devlet olmaz.

Türkiye büyük bir değişim dönemine giriyor.

Dürüst ve yürekli herkesin bu değişim için hareketlenmesi, AKP’yi duraksadığı noktada ileri itmesi gerekiyor.

Bu ülke değişecek.

Böyle bir ülke olmaz çünkü.

Değişimin önünü tıkayan büyük bir kayayı hep birlikte iterek kımıldattık, ortaya saçılan kirli böcekler o büyük kayanın altından çıkıyor zaten.

Böcekleri ezip kayayı itin.

Hayat, berrak bir su gibi çağıldayarak akacak.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Değişecek... - Ahmet Altan
03.09.2010 05:32:41