1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:08
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 10.12.2009
Ahmet Altan
Barış için...
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Barış için... Ahmet Altan - Barış için... Ahmet Altan - Barış için... Ahmet Altan - Barış için... Ahmet Altan - Barış için... Ahmet Altan - Barış için... Ahmet Altan - Barış için... Ahmet Altan - Barış için...
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Önümüzde çok fazla seçenek yok.

Gidebileceğimiz iki yol var.

Barış ya da kaos.

Yapacağımız tercih sadece bu ülkenin değil, kendimizin ve çocuklarımızın geleceğini de belirleyecek.

“Barış istiyoruz” derken aslında ne istiyoruz?

Herkesin ırkına, dinine, mezhebine bakılmaksızın eşit olduğu, herkesin çocuklarına anadilini özgürce öğrettiği, anadilini rahatça konuştuğu, dağdakilerin yeniden hayata karışabildiği, delikanlılarımızın gösterilerde vurulmadığı, genç kızlarımızın otobüslerde yakılmadığı, askerlerimizin şehit edilmediği, isteyenin din dersi gördüğü istemeyenin görmediği, türbanın özgür olduğu, başını açanın bir baskı hissetmediği, Alevilerin cemevlerinde yapacağı ibadetlerin açık bir hak olarak kabul edildiği, ordunun siyasetten çıktığı, seçim sisteminin her fikrin parlamentoya girmesine izin verecek şekilde düzenlendiği, düşünce açıklamalarına kısıtlamaların getirilmediği, silahların sustuğu, yargının adil ve tarafsız olduğu, emeğin hakkını aldığı, özgür bir ülke istiyoruz.

Bütün bu hakların anayasa ve yasalarla güvence altına alındığı bir ülke istiyoruz.

Silahların susması, böyle bir ülke kurmamız için yolumuzu açacak.

Herkes kendi ırkına, dinine, diline, yaşama biçimine özgürce sahip çıkacak ne birbirinden, ne de devletten bir baskı görecek.

Bu istekler bir bütün, bunlardan bir kısmını yapalım, bir kısmını yapmayalım dediğinde barışa ulaşamıyorsun.

Ya hepsini yapacaksın ya da hiçbiri olmayacak.

Böyle bir ülke istiyor musunuz?

Böyle bir ülke istiyorsan barışı desteklersin.

Barış olmadığı sürece bu ülkede siyaset normalleşmez, ordu her zaman siyasetin içinde olur, yargı keyfince parti kapatır ve hiç kimse özgür olamaz çünkü.

Türkün özgürlüğü Kürdün özgürlüğüyle, Sünninin özgürlüğü Alevinin özgürlüğüyle, solcunun özgürlüğü sağcının özgürlüğüyle sıkı sıkıya birbirine bağlı.

Bu ülkenin omurgasını oluşturan Sünni dindarlar yakın zamanlara kadar sadece kendi haklarını istiyorlar, Kürtlerin, Alevilerin, solcuların haklarını verilmesine karşı çıkarak, bu yasaklar konusunda devleti destekliyorlardı.

Ama şimdi dindarların büyük çoğunluğu bu tavrını değiştirdi.

Bu değişim, Türkiye için büyük bir şans.

Ancak dindarların çok uzun zaman “çifte standarda” sahip çıkmaları, diğer kesimlerde dindarlara karşı bir kuşkunun oluşmasına neden oldu.

Bugün dindarları temsil yetkisine sahip gözüken AKP’nin bu kuşkuları dağıtması gerekiyor.

Daha net konuşmalı, Kürtlere, Alevilere, solculara verilecek hakları daha açıkça söyleyip, bunları anayasal bir teminata kavuşturacağını da açıklamalı.

Kürtlerin, Alevilerin, solcuların, dindar olmayan bir hayat sürenlerin kuşkularını gidermeli.

Kürtler, Aleviler, solcular da bu güvenceler verildiğinde “barıştan” caymayacaklarını açıkça ortaya koymalı.

Barışa giden yoldaki en büyük engel, birbirimize olan güvensizliğimiz.

Ama barışın getireceği hayatı hep birlikte istiyorsak bu güvensizliğin üstesinden gelmeliyiz.

Çünkü karşımızda bir de “barışı istemeyenler” var.

Barışı isteyenlerin nasıl bir ülke hayali kurdukları çok açık ama barış istemeyenlerin nasıl bir ülke hayal ettikleri açık değil.

Sanırım, “hayallerini” açıklamaktan korkuyorlar, o hayallerin taraftar bulamayacağından çekiniyorlar.

Ve, barışı istemeyenler her kesimde var.

Devlet Bahçeli, Deniz Baykal, Cemil Çiçek, Emine Ayna farklı kesimlerden, farklı partilerden insanlar ama barış karşısındaki direnişlerinde birbirleriyle benzeşiyorlar.

Onlar, “barış gelmediğinde” nasıl bir ülke olacağını düşünüyorlar?

Barış yoksa ölüm var, otobüste yakılan Serap, sırtından vurulan Aydın, pusuya düşürülen genç asker var.

Korkuyla titreyen, içi yanan, öfkelenen, kinlenen, intikam peşinde koşan, darbecilerin bin bir tezgâhıyla, devletin içindeki çetelerle kirlenmiş bir Türkiye var.

Niye böyle bir ülke istediklerini bilmiyorum.

Ölümü ve kaosu isteyenleri anlamak kolay değil.

Böyle bir kaosun kendilerini de vuracağını sezecek bir algıdan ve mantıktan yoksun olanların mantık yapısını kolayca çözemeyiz.

Onlarla, onların planlarıyla ve niyetleriyle de uğraşmamalıyız.

Özgür, eşit ve zengin bir ülke istiyorsak, elele verip birbirimize güvenerek, birbirimizin hatalarını düzelterek, bazen öfkelenip, bazen acı çekerek ama her zaman kararlı bir şekilde yürümeliyiz.

Varacağımız yeri düşündüğümüzde, bu yürüyüşte çekeceğimiz her çileye katlanacak gücü de buluruz.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Barış için... - Ahmet Altan
03.09.2010 06:08:57